Ficool

Chapter 19 - katilin sıradaki hedefi

Elina, yerdeki kuru dalın çıkardığı sesin ardından Zalriel'nin o ürkütücü mor gözlerinin karanlığa odaklandığını görünce, bekçilik gücünün tüm soğukkanlılığını damarlarında hissetti.

Avuçlarını birbirine sürttüğünde, mahzenin rutubetli havası aniden yoğun bir sis tabakasına dönüştü. Zalriel şaşkınlıkla geri adım atarken, Elina bu kaosu fırsat bildi.

Hızla rahibin çalışma masasına doğru süzüldü ve üzerinde tuhaf mühürler bulunan siyah deri kaplı defteri kapıp pelerininin altına gizledi.

Zalriel'nin gümüş kandilinden yayılan ışık sisi delmeye çalışırken, Elina Victoria'nın bedeniyle gölgelerin içinde adeta bir hayalete dönüştü ve gizli tünelden yukarı, kilisenin arka bahçesine kendini attı.

John onu bahçede endişeyle bekliyordu. Elina nefes nefese pelerinin altından defteri çıkarıp notları paylaştı.

Elina, Rena'nın ismini gördüğünde parmaklarının titremesini engelleyemedi. Artık sadece kendi bedenini kurtarma savaşı vermiyordu; kız kardeşinin de o mahzendeki "mermer sekilerden" birine yatırılmasını engellemek zorundaydı. John'a dönerek kararlı bir sesle fısıldadı:

"Zamanımız daralıyor John. Zalriel , Rena'nın peşine düştü bile. Bu gece her şeyi bitirmek zorundayız.

"Kilisenin arka bahçesinde, ay ışığı mezar taşlarının üzerine soğuk birer kefen gibi serilmişti. Elina'nın nefesi, gecenin dondurucu havasında küçük beyaz buharlar oluştururken, elinde tuttuğu siyah deri kaplı defter sanki avuçlarını yakıyordu. Zalriel'in o hipnotize edici, uğursuz mor gözleri zihninde asılı kalmıştı; o bakışlar sadece bir tehdit değil, kadim ve karanlık bir açlığın dışavurumu gibiydi.

John, Elina'nın titreyen ellerini fark edince bir adım öne çıktı. Gözlerindeki endişe, yerini Elina'nın sesindeki o çelikten kararlılığa bırakmıştı.

"Rena mı?" diye sordu sesi kısılmış bir halde. "Onun adının bu lanetli sayfalarda ne işi var?"

Elina, defterin sayfalarını hızla çevirirken tırnakları deriye gömülüyordu.

"Zalriel sadece bir rahip değil, John. O bir koleksiyoncu. Genç kadınları vahşice öldüp onları vitrin süsü haline getirmekten hoşlanan bir sapkın ."

Elina defterdeki tarihe baktığında Rena'nın isminin yanında dört sayısının yazılı olduğunu fark etti, kızkardeşi birkaç gün sonra bir katilin hedefi mı olacak?

Bütün vücudundaki tüylerin ürperdiğini hissetti.Ruh bekçisi olmak yerine cennete gittseydi , kızkardeşi bir katil tarafından öldürülecek miydi?

Defterin sayfaları arasında sadece isimler yoktu; simyasal formüller, yıldız haritaları ve mahzendeki o mermer sekilerin ne amaçla kullanılacağına dair kan dondurucu çizimler yer alıyordu. Zalriel, yüzyıllardır uyuyan bir karanlığı uyandırmak için Elinanın bedenini bir kap, Rena'nın ruhunu ise o kaba can verecek bir kıvılcım olarak kullanmayı planlıyordu.

"Eğer mermer sekiler dolarsa," dedi Elina, sesi rüzgarın uğultusuna karışırken, "sadece biz değil, bu şehirdeki her ışık sönecek. Victoria'nın bedenini geri alabilirim ama Rena'yı kaybedersem, geri dönecek bir ruhum kalmaz."

John, Elina'nın omuzlarını kavradı.

"Zamanımız daralıyor olabilir ama artık kör değiliz. Zalriel mahzende sisi dağıtmaya çalışırken, biz kilisenin batı kulesine çıkmalıyız. Ayini tamamlamak için gökyüzünü görmesi gerek. Mahzen sadece hazırlık aşamasıydı."

Elina başını salladı. Victoria'nın bedenindeki bekçilik gücü, damarlarında elektriklenmeye benzer bir hisle akıyordu. Sis yapma yeteneği sadece bir başlangıçtı. Bu sapkınlığı geç olmadan durdurması gerekiyordu.

Zekeriya 2:8

"Çünkü size dokunan, O'nun göz bebeğine dokunmuş sayılır."

More Chapters