Ficool

Chapter 12 - söz

Karanlık ve rutubetli tünelin sonundaki avcı kulübesinden dışarı çıktıklarında, gece rüzgarı Elina'nın yüzüne çarpan ilk taze nefes oldu. Ancak bu özgürlük hissi, Rayan'ın ağırlaşan bedeniyle kısa sürede yerini paniğe bıraktı. Tünelin ağzında, ormanın nemli toprağına yığıldılar.

Aren, çevreyi kolaçan etmek için birkaç adım uzaklaşırken; Elina, Rayan'ın yanına, çürümüş yaprakların üzerine diz çöktü.

Prens'in yüzü ay ışığında iyice solgunlaşmıştı. Siyah saçları alnına yapışmış, o keskin hatlı yüzü yaşadığı zehirlenme ve kaçışın yorgunluğuyla iyice çökmüştü.

Hemen yanlarında duran koruma, kırmızı saçları ve simsiyah gözleriyle gecenin bir parçası gibi görünen o sadık adam kılıcını kınına soktu.

Aren'in kızıl saçları ay ışığında bakır rengi bir parıltıyla titriyor, kömür karası gözleri ise etrafı büyük bir dikkatle tarıyordu. Efendisini kurtarmış olmanın verdiği rahatlamaya rağmen, yüzünde hâlâ derin bir keder vardı.

Elina, Rayan'ın titreyen ve soğuk ellerini kendi avuçlarının içine aldı. Göğsündeki ağrı artık fiziksel bir boyuta ulaşmıştı.

Victoria'nın Rayan'a olan sevgisi ve Elina'nın kendi geçmişindeki kayıpları birbirine karışıyordu. Rayan'ın kehribar gözleri yavaşça aralandığında, Elina daha fazla dayanamadı.

Gözyaşları, Prens'in parmak boğumlarına damlarken hıçkırıklar arasında fısıldadı:

"Özür dilerim... Rayan, çok özür dilerim. Seni o kulede, o zindanda, o zehirli kadehle baş başa bıraktığım her saniye için beni affet. Seni korumam gerekiyordu, seni sevgiyle büyütmem gerekiyordu ama onlar seni benden, beni de hayattan kopardılar."

Rayan'ın ellerini sıkıca kavradı, sanki bırakırsa genç adam yeniden karanlığa gömülecekmiş gibi hissediyordu. Başını onun ellerinin üzerine yasladı ve nemli toprağa bakarak yeminini fısıltıyla perçinledi:

"Sana yemin ederim... Seni bu dünyada kimsesiz bırakan herkesten hesap soracağım. Artık sadece bir melek ya da bir ruh bekçisi değilim; senin gölgen olacağım. Rena'yı kurtaramadım, kendimi kurtaramadım ama senin özgürlüğün için gerekirse ruhumu bin kez daha feda edeceğim."

Rayan, Elina'nın ellerindeki o mucizevi sıcaklığı ve yanağına damlayan tuzlu gözyaşlarını hissederken, 17 yıl sonra ilk kez gerçekten yaşadığını fark etti.

Arkada bıraktıkları yanan malikane ve peşlerindeki ordu artık önemsizdi; çünkü o gece, karanlık ormanın kalbinde bir prens yeniden doğarken, bir melek de intikamı için kanatlarını toprağa gömmüştü.

More Chapters