Ficool

Chapter 9 - Kurtarması gereken Prens

İkinci kata çıkan merdivenlerin başında durdu. Hemen sağda, tek bir kapının aralık olduğunu gördü. İçeride iki kişinin varlığını hissedebiliyordu. Koruması gereken Prens Rayan'ı sonunda bulmuştu. Elina, aralık kapıya doğru temkinli ama kararlı adımlarla yürümeye başladı.

Elina kapıyı tamamen ittiğinde, burnuna ilk çarpan şey o ağır ve keskin koku oldu: Acı badem.

Zehir.

Odanın ortasında Rayan, sandalyesine yığılmış, bedeni kaskatı kesilmiş bir halde duruyordu. Yerde gümüş bir kadeh devrilmiş, içindeki sıvı halıya koyu bir leke bırakarak sızmıştı. Yanındaki figür —muhtemelen sadık bir uşak ya da muhafız— diz çökmüş, çaresizce prensin elini tutuyordu. Adam kafasını kaldırıp Elina'yı gördüğünde, bomboş bakan gözleri dehşetle doldu.

"Prenses... Siz? Ama bu imkansız!"

Elina onu duymuyordu bile. Gözleri Rayan'ın morarmaya başlayan dudaklarında ve sönmekte olan yaşam enerjisindeydi. O an Victoria'nın kalbi, Elina'nın göğsünde parçalanacakmış gibi çarpmaya başladı. Bu artık sadece bir görev değildi; Victoria'nın Rayan'a beslediği o derin, söylenmemiş aşkın seli, Elina'nın ruhuna boşalıyordu.

"Ben bir hayalet değilim, Aren!" (Victoria'nın zihninden bu adamın adının Aren olduğu bilgisi bir şimşek gibi geçti.)

"Eğer hemen kenara çekilmezsen, o gerçekten ölecek! Annemin kanı damarlarımda akıyor, o kanın neler yapabileceğini biliyorsun. Çekil!"

Genç adam, Victoria'nın gözlerindeki o tuhaf, altın rengi parıltıyı görünce büyülenmiş gibi geri çekildi. Elina, Rayan'ın yanına diz çöktü. Prens'in teni buz gibiydi, nefesi ise boğazında hırıldıyordu.

Elina ellerini Rayan'ın göğsüne koydu. Siyanürün kokusu genzini yakıyordu. Gözlerini kapatıp Victoria'nın annesinin —o kadim rahibenin— gücüne sığındı.

Kalbindeki o keskin ağrı, saniyeler içinde yakıcı bir ısıya dönüştü. Parmak uçlarından Rayan'ın bedenine saf, beyaz bir ışık sızmaya başladı.

Rayan neden canına kıymaya çalışmıştı?

Victoria'ya verdiği sözün onu ne denli bir karanlığa sürüklediğini şimdi anlıyordu.

"Yaşa," diye fısıldadı Elina.

"Benim için değil, Victoria için de değil... Bu imparatorluğu yerle bir etmek için yaşa! Özgürlüğün için yaşa!"

Rayan'ın bedeni şiddetle sarsıldı. Boynundaki zehrin siyah izleri, sanki görünmez bir güç tarafından çekiliyormuş gibi solmaya başladı. O sırada Aren, kapının dışından gelen ayak seslerini duydu. Zindanlardaki kargaşanın gürültüsü artık kapıya dayanmıştı.

"Prenses, acele etmelisiniz! Muhafızlar her an burada olabilir!"

Tam o anda Rayan, derin ve hırıltılı bir nefes alarak gözlerini açtı. Bakışları bulanıktı ama karşısında öldüğünü sandığı kadının yüzünü gördüğünde, titreyen elini onun yanağına uzattı.

"Victoria? Cennet ve cehennem aşkına... Yaşıyorsun, değil mi? Beni gerçekten terk ettiğini sanmıştım."

More Chapters