Ficool

Chapter 4 - ESKİ DOST

Başka bir gün, marketin kapısından içeri girdiğinde iki soyguncu kasiyeri tehdit ediyordu. Biri Kozuki'yi fark eder etmez altı el ateş etti. Kurşunlar Kozuki'ye değmedi. Hiçbir şey olmadı. Sanki zaman onun için duruyordu.

Kozuki bir anda adamın arkasındaydı. Silahı tutan elini yakaladı. Kıracak gibi sıktı. Parmak kemikleri çıtırdadı. Silah yere düştü. Ardından adamın diz arkasına tekme attı. Diğeri panik içinde kaçarken, Kozuki saldırdığı adamın karnına bir tekme daha indirdi.

Kasiyere doğru eğildi. Kız yerde titriyordu. Kozuki onun göz hizasına indi. Gözlerinde yorgun ama yumuşak bir bakışla fısıldadı:

"İyisin, değil mi?"kız korkuyla hızlıca kafasını salladı ve o sırada kozuki adamların sürünerek çıkmaya çalıştığını farkettidizlerinden güç alarak kalkarken gülümseyerek "bekle" dedi ve iki adamın da ensesinden tuttuğu gibi yok oldu. Bir tepenin üstüne çıkmışlardı yüksek bir uçurumdu adamlar bu yaşadıkları yolduluktan dolayı nefes nefese korkmuş gözlerle etrafa bakıyorlardı, gördüm heryeri gördüm diye adam bağırmaya başladı, kozuki adama doğru döndü veensesinde.kaldırarak "neyi gördün" dedi sinirli bir ses tonuyla, ardından yakasından sıkıca yere doğru baskı uyguladı ve adamın ensesini bırakıp tekmeleyerek uçurumdan aşağı attı, sağ tarafındaki adamı uçuruma doğru sürükledi. Adam ağlıyorken

kozuki gülümseyerek arkadaşını izle demişti adam aşağı düşerken dalgaların arasındaki büyük sivri taşlara çarpmadan yok oldu, kozukinin gözleri büyüdü

"Ah şu işe bak, demekki gerçekten böyle işliyormuş" dedi.

Adam sesi titreyerek lütfen beni bırak diyince, Kozuki adamın yakasını bıraktı ve "zaten öyle yapıcam" diyerek uzaklaştı.adam hızlıca dizlerinin üstüne kalktı ve etrafa baktı etrafta ağaç bile olmayan çok büyük bomboş bir arazideydi…Kozuki saçları dağılmış bir şekilde geri geldi ve saçlarını geriye doğru atarak önünden çekti ve kasiyer kadına eğilerek artık herşey yolunda diye gülümsedi, Kadın sesi titreyerek

"onlara ne yaptın" Diye sordu. Kozuki bir gözünü hafif sıkıp kafasını yavaşça sağ sola hareket ettirdi ve "biraz ders verdim" diyerek gülümsedi.

Kozuki dışarıda yürürken insanlar etrafını sarmış uzaktan kozukiyi görmeye çalışıyordu

"Sen bizim tanrımızsın…"

"Bizi kurtardığın için sağ ol!"

Polis telsizini çıkartarak "Başkanım Halk etten duvar olmuş durumda Yaklaşamıyoruz" der

Kozuki etrafına bakarak komik der ve aniden uzaklaşır, etrafındaki insanlar kozukinin yok olduğunu görüp şaşkınlıkla birbirine bakar.

80'ler tarzında loş, neonlarla hafifçe aydınlatılmış, nostaljik ama köhne bir bar. Duvarlar eski albüm kapaklarıyla dolu. Tahta sandalyeler devrilmiş. Hava ağır.

Bar tezgâhının ucunda Haruki. Uzun, toplu sarı saçları omzuna dökülüyor. Üzerinde renkli ama dağınık kıyafetler. Enerjik ve uçarı bir hâli var.

kozuki aniden içeri giriyor ve saçlarını geriye atıp düzeltiyor.

Haruki kozuki girdiğinde ilk başta şok olarak kendini geriye atıp ardından bara yaklaşıp ellerini koyar ve gözlerini kısarak "kozuki?" der, gülümseyerek "bir daha görmeyeceğimi sanıyordum" diyerek viski doldurur ve basın öpür tarafına

doğru hafifçe fırlatır.

Kozukiyi oturur ve viskiyi tekleyerek gülümser

"Geldik işte"Haruki gülümsemesi gitmeden "yavaş iç biraz" diyerek direkt viski şişesini kozukinin yanına koyar ve "hayırdır" der.

Kozuki harukiyi dinlemeden elindeki viski bardağıyla etrafı inceleyerek

"Burayı çok güzel yapmışsın ha" der.

Haruki gülümseyerek "Miyamoto olmasaydı-" Derken kozukinin sert bakışlarını görerek konuyu değiştirir

"son bir haftadır televizyonlardan düşmüyorsun"

Kozuki gülümseyerek "insanların nasıl bu kadar çabuk ölebildiğini anlayamıyorum" derken arkadan gençlerin gülüşmesini duyar.

Kafasını arkadaki gençlere çeviripardından harukiye döner.

Haruki gençlere "Gençler, geç oldu" diye bağırdı. Hepsi ayağa kalkarak yavaşça dışarı çıktılar.

Kozuki bir şat daha attı. tezgaha yaslanarak başını tuttu. Haruki omzuna hızlıca dokunarak.

"Televizyona baksana."

Televizyonda Merkez Bankası canlı yayını vardı. İçeride sadece bir görevli görünüyordu.

Haruki gözlerini kısmıştı.

"Şunlardan birazı bende olsa… Herşeyi geri de bıra-"

Kozuki sadece ekranı izliyorken Harukinin sözünü keserek

"Bak şimdi" diyerek gülümsedi

ama ölü gözlerinden hiç bir şey düşünmediği belliydi.

Sadece istedi ve yaptı.

Merkez Bankası'nın içindeydi.

Görevli adamı gördü. Sessizce Dirseğinin arkasıyla boynuna sertçe vurdu. Adam bayıldı. Yere düştü. Adamın ağzından kan geldi.

Kozuki'nin dirseği kana bulandı. Kozuki yavaşça kafasını kaldırdı. Kameraya baktı.

Gözleri… tamamen ölüydü.

Ama yüzünde… korkutucu bir gülümseme vardı.

More Chapters