Ficool

Chapter 15 - "Kara'nın Çağrısı"

Kutlama tüm hızıyla devam ediyordu.

Sarayın büyük salonu kahkahalar, müzik ve konuşmalarla doluydu.

Makuro elinde dev bir et parçasıyla konuşuyordu.

Makuro:

— Hayatımda bu kadar güzel yemek yemedim!

Kurogami:

— Yavaş ye salak, kimse elinden almayacak.

Makuro ağzı dolu şekilde cevap verdi.

Makuro:

— Sen de ye işte!

Tam o sırada Makuro'nun yüzü bir anda değişti.

Elindeki et parçası yere düştü.

Makuro:

— Bekle...

Karnını tuttu.

Makuro:

— İçim... yanıyor...

Misora kaşlarını çattı.

Misora:

— Yine mi saçmalıyorsun?

Makuro bir adım geri çekildi.

Bir anda vücudundan hafif siyah bir aura dalgası yayıldı.

Masadaki bardaklar titredi.

Kurogami:

— Oğlum... ne yapıyorsun?

Makuro dişlerini sıktı.

Makuro:

— Ben yapmıyorum!

Bir anda ayağının altındaki taş çatladı.

Makuro panikledi.

Makuro:

— Lan! Lan! Ben kırmadım!

Misora gözlerini kısarak baktı.

Makuro'nun gözlerinde bir an kara damarlar belirdi.

Tam o sırada Kurogami sağ kolunu tuttu.

Kurogami:

— Tch...

Misora ona döndü.

Misora:

— Ne oldu sana?

Kurogami kolunu sıktı.

Sağ kolundaki damarlar yavaş yavaş siyahlaşmaya başlamıştı.

Kurogami:

— Bir şey yok.

Ama kolu hafif titriyordu.

Makuro:

— Senin kolun... garip görünüyor.

Kurogami ters ters baktı.

Kurogami:

— Sen önce kendi yüzüne bak.

Misora bir anda bağırdı.

Misora:

— İkiniz de susun!

Sonra ikisine dikkatle baktı.

Misora:

— Sizde bir şey var...

Tam o anda...

Salonda derin bir uğultu sesi duyuldu.

"UUUUUUUUUMMMMMM…"

Müzikler bir anda sustu.

Kalabalık sessizleşti.

Pencereler titredi.

Bir asker bağırdı.

Muhafız:

— Gökyüzüne bakın!

Sarayın üzerindeki gökyüzü kararmaya başladı.

Sanki görünmeyen bir şey göğü yırtıyordu.

Sonra…

Gökyüzünde siyah bir yarık açıldı.

O yarığın içinden beş karanlık figür yavaşça aşağı indi.

Yarı insan, yarı gölge gibi görünüyorlardı.

Halk panikle geri çekildi.

Bir muhafız bağırdı:

— Kara elçileri!

Makuro fısıldadı.

Makuro:

— Şaka yapıyorsunuz değil mi…

Elçiler yere indi.

İçlerinden biri öne çıktı.

Sesleri boğuk ve uğultuluydu.

Kara Elçisi:

— Kara'nın kanını içenleri almaya geldik.

Salon tamamen sessizdi.

Kral ağır adımlarla öne çıktı.

Yüzünde hiçbir korku yoktu.

Kral:

— Sarayıma izinsiz giriyorsunuz.

Elçi başını hafif eğdi.

Kara Elçisi:

— O çocuklar artık sizin değil.

Makuro araya girdi.

Makuro:

— Lan biz eşya mıyız!

Kurogami dirseğiyle ona vurdu.

Kurogami:

— Sus biraz!

Elçi konuşmaya devam etti.

Kara Elçisi:

— Kara'nın kanını içenler… Kara'ya aittir.

Kralın gözleri sertleşti.

Kral:

— Yanılıyorsunuz.

Elçi gülümsedi.

Kara Elçisi:

— Yerlerini zaten biliyorlar.

Bir adım daha yaklaştı.

Kara Elçisi:

— Ama merak ediyorum...

Kralı baştan aşağı süzdü.

Kara Elçisi:

— Sen kimsin de bize karşı duruyorsun?

Salonun havası bir anda ağırlaştı.

Kral bir adım ileri çıktı.

Sonra sakin bir sesle konuştu.

Kral:

— Ben mi?

Bir anda kralın etrafında baskıcı bir aura patladı.

Taş zemin çatladı.

Muhafızlar bile geri çekildi.

Kralın sesi derinleşti.

Kral:

— Ben bu krallığın sahibiyim.

Bir anda ortadan kayboldu.

"BOOM!"

İlk Kara elçisi duvara çarpıp parçalandı.

Diğer elçiler şaşkınlıkla geri çekildi.

Makuro'nun gözleri büyüdü.

Makuro:

— Lan...

Makuro:

— Kral baya güçlüymüş.

Kurogami sırıttı.

Kurogami:

— Baya mı?

Kral bir anda ikinci elçinin önünde belirdi.

Tek yumruk.

"CRACK!"

Elçi yere yığıldı.

Kral soğuk bir sesle konuştu.

Kral:

— Halkımı almak için yanlış yere geldiniz.

Ama yerde yatan elçi kanlı ağzıyla güldü.

Kara Elçisi:

— Ne kadar komik...

Kral ona baktı.

Elçi fısıldadı.

Kara Elçisi:

— Kara zaten onları hissediyor.

Makuro ve Kurogami dondu.

Elçi son kez konuştu.

Kara Elçisi:

— Kaçamazlar.

Elçinin bedeni kara dumana dönüşerek yok oldu.

Salon sessizliğe gömüldü.

Tam o anda…

Makuro'nun kolunda siyah bir işaret belirdi.

Makuro panikle bağırdı.

Makuro:

— LAN!

Makuro:

— BU NE?!

More Chapters