Bölüm – Kara'nın İç Yüzü
Lyther, yani Kara 10, Makuro bayıldıktan sonra aurasını dizginler. Sonra yavaşça, anlaşılamayacak bir dilde bir şeyler söyler. Makuro da tam bayılma sırasında söylenenleri az da olsa duyar ama anlam çıkaramaz. Kara 14 ise her şeyi pür dikkat dinler ve anlar. Sanki Kara'nın kendi aralarında anlaşmak için aura haricinde, konuşmada kullanmak üzere bir dil üretmişlerdir. Ve konuşmada şu der:
Yeni Kara üyelerini güzel karşıla. İstekleri olursa bana ilet. Bu çocukların üçü de artık Kara üyesi; rütbelerine sonradan karar verilecek der. Ve ekler:
Hepsini güzelce eğit ve güçlendir. Kız olan da ileride yüksek rütbelere taşıyıcı olabilir. Tabi temizse… temiz değilse öldür. Ama kesin emin olana kadar dokunma der ve yok olur Kara 10, yani Lyther.
Kafası eğik ve yerde, emir bekleyen Kara 14. Kara 10 kaybolunca, emredersiniz efendim, sizin emriniz başım üstüne diye kendi kendine konuşur ve ayağa kalkar. "Askerler!" diye bağırarak aurası ile askerleri çağırır, sonra emir vermeye başlar:
Sen, sen, sen… çocukları odaya götürün ve kimin kanını içtiklerini test edin, bana bildirin der. Sonra diğer askere döner ve: Sen de şu an kaç tane Kara rütbesi eksikse araştır ve bana bildir der. Sonra diğer Kara askerine döner ve: Sen de, şuan bir saat içinde kan içen veya içirilen kişileri bul ve güçlü olanları bana getir, bazılarına rütbe verebileyim der. Ve ekler: Şu anda en güçlü rütbe adaylarını da bilmek istiyorum. Askerlerden rütbe alacak olan var mı, ben seçeceğim der ve sözünü bitirir.
Bir süre düşünür, sonra bir daha döner ve: Ne bekliyorsunuz, salaklar! diye bağırarak bütün askerleri görevlerine gitmeleri için aurası ile yönlendirir. Bütün askerler dağılır.
Sonra yavaşça kendi kendine konuşarak Misora, Kurogami ve Makuroyu taşıyan askerlerle üst kata çıkar. Kendi kendine konuştuğu şeyde: Efendimiz bizzat geldiğine göre bu çocuklar önemli der ve Lyther'in gelmesini kast eder. Sonra devam eder: Kendi kanımı içiremeyecek kadar güçlü olamaz bu çocuklar diyerek kendini üstün görerek kibirlenir ve sinirlenir. İleride kendi rütbesini bile oynatabilecek çocukları bakmakla ve eğitmekle yükümlüdür, çünkü
Sonra odaya Makuroyu, Kurogami'yi ve Misorayı yerleştirdikten sonra askerlere döner ve emir verir: Hepsinin odasının başında beşer tane Kara askeri bulunacak. Herhangi bir sıkıntı veya kontrolsüzlük sezerseniz hemen bana bildireceksiniz, yoksa sizin hepinizi öldürürüm der ve bir anda sessizce ve hızla yol olarak kaybolur.
Arkasından Kara askerleri dedikodu yapmaya başlarlar. Biri der ki: Bu çocuklar baya güçlü bir Kara'nın kanını içmişler galiba der. Diğeri de: En az 10. Kara'nın kanını içmişlerdir, belki daha güçlü olanların der ve korkudan titrer. Ve diğer Kara da kafasına vurur: Aptal, ağzına alma isimlerini, bizi duyduklarını unuttun mu asalak der ve dedikoduyu durdurur.
Sonra içeriden Makuro'nun öksürük sesi gelir. Askerler hemen kontrol etmek için içeri girerler. Makuro uyanmıştır ve: Neredeyim ben? diye askere sorar. Asker: Bir Kara malikanesindesin. Hatırladığın bir şey var mı veya herhangi bir yerinde ağrın var mı? diye sorar.
Makuro şaşırarak: Niye bana bunları soruyorsun, bizi zaten öldürmeyecek misiniz? diye ekler. Kara askerleri: Puhahaha diye gülerek, saçmalama der biri. Emir büyük yerden geldi, artık siz de Karasınız. Unuttun mu kan içtiğini, yoksa? diye dalga geçerler ve gülerek odadan çıkarlar. Hâlâ odanın kapısının dışında gülüşleri duyuluyordur.
Sonra Makuro kafasını tutarak: Offf, başım çok ağrıyor, ne yapacağım der. Sonra Kara 10'a kafa tuttuğunu hatırlar ve irkilir. Ben nasıl ölmedim, neden öldürmedi beni, o boğucu aura… öldüğümü sanmıştım der kendi kendine. Sonra bir anda panikler: Yoksa Kurogami… Misora! diye yataktan fırlar ve odadan hızla dışarı çıkar. Bağırarak: Misora! Kurogami! Neredesiniz! diye seslenir.
Ama Kara askerleri onu tutar ve sakinleştirmeye çalışırlar, fakat Makuro susmaz ve bağırarak: Çekilin, köpekler! der ve iki askerini iterek yere düşürür. Ve bir tokat yer, diğer askerden yere yıkılır. Of, of, of diye sırtını ovalar veya tutar; her yeri tutulmuş ve ağrıyordur.
Tokat atan Kara askeri bağırarak konuşur: Gerizekalı çocuk, efendimiz sizi bağışladı, bunun için sevinmelisiniz der. Makuro yüzünü ve belini tutarken şaşırır ve askere sorar: Bizi mi yani, ölmediler mi demek istiyorsun? diye sorar.
Kara askeri devam eder: Arkadaşların ve sen efendimiz tarafından affedildiniz ve artık hepiniz birer Kara oldunuz der. İlk uyanan sensin, arkadaşlarının odaları da şunlar der ve gösterir yerlerini. Makuro ayağa kalkarak odalardan birine girmeye çalışır.
Askerlerden biri: Durdurmalı mıyız? diye sorar. Diğer asker: Bırakın, efendimiz birbirlerini görmelerini yasaklamadı zaten. Bu vakitten sonra gerçek birer Kara oldular, birbirlerini isteseler de göremeyecek kadar yorulacaklar der.
Sonra Makuro odalardan birine girer ve Misora'yı görür. Misora'nın odasına girmiştir ve hemen yatağının yanına gider, Misora'ya bakar ve uyandırır: Misora, Misora… Misora uyanır ve Makuroyu görünce hemen sarılır ve "İyisin, çok şükür" der ve gözlerinden yaşlar süzülür. Sonra Kurogami'yi sorar ama sormaz; olsaydı Kurogami'nin adı geçer geçmez odanın dışında bir harıltı kopar, sanki deprem oluyor gibi. Kurogami delirmiş ama gücü yüzünden değil, Makuro gibi uyanınca arkadaşlarını göremediğinden öldüklerini sanır ve odasını dağıtmıştır.
Askerler Kurogami'yi sakinleştirmeye çalışır ama Kurogami askerleri döver. Birine bir vurur ve Misora ile Makuronun odasına girer. Kara askeri kapıyı kırarak girer, oda toz duman olur. Makuro ve Misora öksürerek dışarı bakarlar ve gördükleri sahne yüzünden gülmeye başlarlar. Kırık kapının önünde Kurogami ve askerler birbirine girmiştir; üç dört asker Kurogami'ye sarılarak tutmaya ve sakinleştirmeye çalışıyordur. Kurogami ise bir askerin başından tutmuş, tokmak vurur gibi ardı ardına kafasına vuruyordur.
Ve kulağına bir ses gelir; gülme sesi. Bu tanıdık bir sestir. Makuro ve Misora gülüyordur. Kafasını sağa çevirir ve gülen arkadaşlarını görünce utanır: Lan siz yaşıyor musunuz der ve odaya askerleri fırlatarak girer.
Ve utanmış şekilde kafasını tutarak: Ben de size bir şey olduğunu sandım der, gülerek. Makuro da: Burada bir şey olacak tek kişi sensin, o da salaklığın yüzünden der ve gülmeye başlar. Hepsi gülerler ve sahne burada biter.
