Ficool

Chapter 4 - EMİR: ÖLÜN

Karanlık, soğuk ve ağırdı.

Boş geçitlerde yankılanan bir çığlık duyuldu.

rütbe öfkeyle bağırıyordu:

"HİKARİ!

NEREYE KAÇTIN?!"

Sesi kara duvarlara çarpıp geri döndü.

Yanında 9 ve 10 vardı.

Üçü de ayaktaydı.

Kan yoktu.

Kara'da kan olmazdı.

Ama auraları düzensizdi.

Fiziksel bedenleri sağlam görünüyordu…

Fakat kara bedenlerinde boşluklar vardı.

Bazı yerlerde aura sönmüş, bazı yerlerde çatlamıştı.

Yorgundular.

Güçleri eskisi gibi değildi.

Bir anda ortam ağırlaştı.

Soğukluk derinleşti.

Arkalarından bir aura yükseldi.

11. rütbe.

Onlardan daha güçlü.

Yavaş adımlarla yaklaştı.

Kara bedeni tamamen formdaydı.

Gözleri donuk ve yargılayıcıydı.

"Demek…

Hâlâ bağırıyorsun."

8 arkasına döndü.

11 devam etti:

"Bir kadını yakalayamadınız."

Sessizlik.

9 dişlerini sıktı.

10 başını eğdi.

11 soğuk bir şekilde konuştu:

"Ya bu işleri beceremiyorsunuz…

ya da artık işe yaramıyorsunuz."

8'in gözleri karardı.

"Haddini bil, 11."

Bir anda kara formunu genişletti.

Tam kara bedene geçti.

Zemin çatladı.

Ama 11'in aurası kıpırdamadı bile.

8 saldırdı.

Bir hamle.

Hiçbir etki yok.

Sonraki an—

8'in boğazı tek elle kavrandı.

Havaya kaldırıldı.

Gözleri büyüdü.

11'in sesi sakindi:

"Aradaki farkı… hâlâ anlamadın."

Diğer eliyle arkasına doğru işaret etti.

"Gel."

Karanlıktan iki figür çıktı.

12 ve 13.

Hiç konuşmadan 9 ve 10'u tuttular.

11, 8'i havada tutarken fısıldadı:

"Baş… sizi bekliyor."

Gerçek baş değil.

Rütbelerinin başı.

1'i görmek için yeterli değillerdi.

Gölgeler kaydı.

Hepsi yok oldu.

🕯 Kara Oda

Zifiri bir salon.

Ortada kara tahta.

Her yerde mumlar yanıyor.

Alevler sabit değil… titriyor.

Tahtta biri oturuyor.

Yeni 10.

Saçları uzun ve dalgalı.

Kara'da uzun ve dalgalı saç… güç göstergesidir.

11, 12 ve 13 diz çökmüş şekilde eski 8, 9 ve 10'u tahtın önüne getirdi.

Yeni 10 tek kelime söyledi:

"Otur."

Bu kelime emir değil…

Aura baskısıydı.

11, 12 ve 13 diz çöktü.

Eski 8, 9 ve 10'un dizleri çözüldü.

Terlediler.

Kara'da ter nadirdir.

Ama korku mümkündür.

11 başını eğdi.

"Emrinizi bekliyoruz, efendim."

Yeni 10 soğukça cevap verdi:

"Çıkın."

Bir anda 11, 12 ve 13 gölge gibi kayboldular.

Oda sessiz kaldı.

Yeni 10 konuştu:

"Hatanızın farkında mısınız?"

Sessizlik.

Sadece kalp atışları.

"Farkındaysanız…

Neyi bekliyorsunuz?"

Bir an durdu.

Sonra fısıldadı:

"Ölün."

Tüm mumlar aynı anda söndü.

Oda karanlığa gömüldü.

Atmosfer ağırlaştı.

8 başı eğik haldeyken gözlerini kırptı.

Yutkundu.

Kafasını kaldırdı.

Yeni 10 karşısında dikilmişti.

Yüzünde korkunç bir gülümseme.

Bir anda eli 8'in göğsüne girdi.

Kalbini söktü.

Çığlık yankılandı.

8 yere düştü.

Yok oldu.

9 ve eski 10 titriyordu.

Aura baskısı arttı.

Artık fiziksel değil…

Zihinsel baskıydı.

Kendi ölümlerini görmeye başladılar.

Defalarca.

Bir saniyede onlarca kez.

Kalplerinin söküldüğünü.

Yok olduklarını.

On saniyede yüz ölüm yaşadılar.

Korku gerçek oldu.

Bu evrende aura yeterince baskınsa…

Korku öldürür.

Ve öldüler.

Sessizce.

Yeni 10 karanlıkta tek başına kaldı.

Fısıldadı:

"Hikari…

Seni bizzat ben bulacağım."

More Chapters