Ficool

Chapter 7 - "HENÜZ SAHNEYE ÇIKMADILAR"

Konsey Salonu – Fırtına Öncesi

Devasa kapılar ağır ağır açıldı.

Taht salonundaki uzun masanın etrafında 8 element komutanı ve kral oturuyordu. Oda sessizdi ama hava gergindi.

Makuro içeri girdi.

Hiç kimse konuşmadı.

Komutanlar birer birer ayağa kalktı.

Sadece kral oturmaya devam etti.

Makuro gözlerini masanın başındaki tahta çevirdi.

Kralın bakışları sertti.

"Hoş geldin Makuro," dedi kral. "Otur."

Makuro sandalyeyi çekti ve sakince oturdu.

Bir süre kimse konuşmadı.

Sonra Makuro başını krala çevirdi.

"Yeni bir dönemdeyiz," dedi düz bir sesle.

"Tehlikeler arttı. Eğer krallığın yok olmasını istemiyorsan… güçlen."

Masadaki komutanlardan biri dişlerini sıktı.

Kralın yüzü gerildi.

"Ne demek istiyorsun?" dedi sertçe. "Açık konuş."

Makuro'nun gözleri karardı.

"Şu anki krallık zayıf. Savunması zayıf. Askerleri yetersiz. Kara'nın buraya saldırması an meselesi."

Odadaki hava ağırlaştı.

"Hiç düşmanın yokmuş gibi ya da en güçlü senmişsin gibi düşünme," dedi Makuro.

Kral bir an sustu. Sonra daha kontrollü bir tonla konuştu.

"Peki. Bu kadar biliyorsun… ne öneriyorsun? Ne yapmalıyız?"

Bu bir yardım talebiydi.

Makuro masaya hafifçe eğildi.

"Son zamanlarda Kara krallığa bile sızabiliyor. Rutbesiz olanlar bile bunu yapabiliyorsa, asıl tehlike daha gelmedi demektir."

Komutanlardan biri homurdandı ama Makuro devam etti.

"Yeni nesil bizim silahımız olacak."

Odadakiler birbirine baktı.

"Yeni doğan bebekler… derhal element taramasından geçirilecek. Kaç elementli, ne kadar potansiyelli — hepsi kayıt altına alınacak."

Kralın kaşları çatıldı.

"Güçlü olanlar devlet tarafından alınacak. En iyi şartlarda yetiştirilecek. Yedikleri kaliteli, giydikleri kaliteli, eğitimleri acımasız olacak."

Bir komutan ayağa kalktı.

"Çocukları makine mi yapacağız?!"

Makuro göz ucuyla baktı.

"Senin tabirin makine olabilir," dedi soğukça.

"Benim tabirim… Kara'yı yok edecek yeni nesil."

Salonda ölüm sessizliği.

"Antremanlar küçük yaşta başlayacak. Sıkı savaş eğitimi alacaklar. Sana yeni asker değil… yeni bir devlet vaat ediyorum."

Makuro arkasına yaslandı.

"Adam kayırarak, torpille devlet yönetemezsin kral. Bir gün sen de düşersin."

Bu sözle komutanların çoğu başını eğdi.

Makuro ayağa kalktı.

"Bu odadakilerin çoğu beş para etmez. Seni öldürmek istesem önce seni bana atarlar, sonra ailelerini alıp kaçacak delik ararlar."

Kimse itiraz edemedi.

Makuro kapıya doğru yürüdü.

Tam çıkacakken durdu.

"Bir arena kur."

Kral başını kaldırdı.

"Savaşçıları orada dene. Halk izlesin. Para kazanırsın. Güçlü olanları seçersin."

Sonra hafif bir tebessüm etti.

"Ama ben de arenaya yeni kişiler sokacağım."

Komutanlar gerildi.

"Bakalım… benim öğrencilerim mi daha iyi olacak, yoksa seninkiler mi?"

Kapılar kapandı.

Göl Kenarı – Makuro'nun Yalnızlığı

Gece.

Makuro bir gölün kenarında oturuyordu. Ay suya yansıyordu.

"Elime söz verdim… arenada savaşacak birilerini bulacağım diye," dedi kendi kendine.

Bir taş alıp suya attı.

"Kim uğraşacak şimdi onunla ya…" diye mırıldandı.

Kendi kendine güldü.

"Ben ne zaman rahat bir hayat yaşayacağım acaba?"

Tam o anda…

Arkasındaki gölgeler kıpırdadı.

Bir anda önünde üç siluet belirdi.

Pelerinliydiler. Yüzleri görünmüyordu. Sadece gözleri…

Karanlıkta parlıyordu.

Üçü birden diz çöktü.

"Yeni haberler getirdik efendim."

Makuro'nun bakışları değişti.

"Galiba… fark edildik."

Siluetlerin başı hâlâ eğikti.

Gölün yüzeyi dalgalandı.

Sahne burada kesildi.

More Chapters