Ficool

Chapter 17 - bölüm 17 : ateşkes. arc 1 : arc'a ottomana

Konstantin tartarus'dan dünyaya gitti. Tabiki de o oradan çıktığı için murat da otomatik olarak çıkmış oldu. Fazlaca dövülmüş olsa bile en azından artık konstantin ile dövüşmek zorunda değildi

Arielle çıktığı gibi konstantin'in üstüne korkular saldı. Siyah ve korkutucu yaratıklar onu ezip geçti.

Murat ise amara ile dövüşmek zorundaydı ama en azından amara tıpkı kendisi gibi bir çaylak olduğundan bu adaletli bir eşleşme olucaktı

Arielle konstantin'in üstüne çökerken amara murat karşısında hızla üstünlük sağladı. Murat yıpranıp hırpalandığı için üstünde kontrol kurarak onu durduruyordu

Bu sırrada murat birkaç kesik göndersede amara buna karşı bir çözüm bulmuştu. Rakibinin saldırılarına zarar verme ve öldürme yeteneği.

Amara aslında tıpkı murat gibi bu tekniği çok yeni bulmuştu ve rakibinin attığı uzak menzilli saldırıları doğrudan savuşturabiliyordu. Ancak bunun için refleks ve antrenman gerekliydi ki amara bu konuda gelişmeliydi

Amara murat'a yaklaşıp bir yumruk attı ancak murat yumruğu saptırarak savuşturdu

Daha sonra amara'nın gücünu bastırdı ve onu yakın dövvüşe zorladı. Doğaüstü gücü ile aldığı fiziksel kuvvet ona bu konuda üstünlük sağlamış ve oldukça işine yaramıştı. Öyle ki amara onu geri ittirip geri çekilmek zorunda kalmıştı

Murat ise bunu bir fırsata çevirdj. Gücünü odakladı ve ona 3 tane nokta atışı saldırı gönderdi. Ancak amara bunları yeterince hızlı olmadığı için savuşturamadı. İçinden mermiler geçmiş gibi hissediyordu ve haklı bir histi. Nokta atışı giden güç göğsünden girip sırtından çıkmıştı.

Ancak amara ölüm üzerindeki kontrolünü kullanarak kendi durumunu dengelemeyi başardı ve murat'a çok sağlam bir darbe indirdi. Doğaüstü gücü ile oluşturduğu tırpan murat'a çok ağır hasar verdi

Ancak savaşın gidişatını değiştiren şekilde nicholas, vasileo ve alex'i yenmişti

O andan sonra bu dövüş daha uzun süremedi. Sırası ile konstantin amara ve aias da hızla yenilerek geri çekilmek zorunda kaldılar. Ustalarını taşımak zorunda kaldılar

Bu yoğun dövüşten sonra, nicholas herkesi götürmek için en uygun yerin neresi olduğunu biliyordu. Ayhan hoca'nın sancaktepedeki illuminati müdürlük odası. Sonuçta kendisi sancaktepe illuminati bölge müdürüydü

Nicholas önce herkesi yanında topladı ve günbatımına doğru bir portal açtı. Güneşin batışı ve göğün turuncu rengi güzel bir manzara oluşturuyordu ve portal tam da bu manzaranın önündeydi

Diğer portalı ise ayhan hoca'nın müdürlük ofisine açtı. Portallar herkesi tek seferde alabilecek kadar büyüktü. Gunbatımı manzarasını kapatan portal'a doğru yürüdüler ve ayhan hoca'nın ofisinde kendilerini buldular. İçeride insanlar için 4 tane siyah sandalye ve 1 masa vardı. 1 büyük çekmeceler dolabı duruyordu ve kameraları gösteren bir televizyon ekranı vardı.

Ayhan hoca'nın masası ise klasik bur müdür masasıydı. İsminin ve ünvanının yazılı olduğu kalemli bir büst, bir bilgisayar, çekmeceleri olan büyük bir masa.

Duvarlar ise duvar kağıtları ile süslenmişti ve duvar kağıdı illuminati üretimiydi, üsstünde masonik semboller bulunuyordu. Herkes o yorgunluk ile kendini koltuklara attı. Hatta arielle masaya oturdu

Kimse konuşmuyor sadece dinlenip sokullanıyordu. Sadece ayhan hoca bir yandan bilgisayar başında müdürlük işlerini hallediyordu

İşlerini hallederken merkezden gelen bir bildirim gözüne çarptı. Bir e-mail olarak gönderilmişti. Mail'i açtı ve sesli okumaya başladı

Ayhan hoca : tüm illuminati müdürlerine duyurulur, yaralılar ve çıkmaza giren doğaüstü güç savaşları yüzünden yunan masonları ile illuminati türkiye 4 gunlüğüne çift taraflı ateşkes ilan etmiştir. Tüm yönetim kadrosuna duyurulur. Lütfen bu bilgiyi saha görevlilerine ve kalan tüm üyelere de yayınız

Ayhan hoca, çekmeceden bir mikrofon çıkardı ve bu yazıyı bir kez daha okuyarak geçici ateşkes ile ilgili anons yaptı. Anons'u bitirdiğinde nicholas nihayet konuştu

Nicholas : bu iyi oldu... en azından toparlanmak için vaktimiz olacak

Arielle : ama onlar da toparlanmış olacaklar ne anladın o işten ?

Sinem : bence arielle bir noktada haklı ama bu ateşkes bence iyi oldu

Öğrencilerinin tepkilerini gördükten sonra nicholas onlara cevap verdi

Nicholas : unutmsyın çocuklar, doğaüstü gücü olan nesneler yakında elimize ulaşacak. Yani zaman bizim lehimize akıyor. Kaybettikleri saniyeler , dakikalar ve günler onlara pahalı bir fatura olacak. Sonuçta murat güç kavramını kontrol ettiği için o eşyaların güçlerini sorunsuz kullanabilir

Sinem : e ama akıllara şu soru geliyor ; ya biz bu ateşkes sürecinde ne yapacağız

Bu sırada ayhan hoca o adamdan aldığı kartviziti hatırladı. Kartviziti çıkardı ve adamın ismini sessizce okudu. "Mehmet çakırcı"

Daha sonra nicholas ve öğrencilerine bakıp onlara seslendi

Ayhan hoca : aslında ateşkes sırasında ne ile uğraşacağımız konusunda... o sorunun cevabı bende olabilir

nicholas : Ayhan, sadece merak ediyorum ama bu sorunun cevabı ne peki ? 

Ayhan hoca : şöyle ki, bugün bir adamla karşılaştım, tam bir istanbul beyefendisiydi ve bir doğaüstü gücü vardı. ancak kendisi bu gücün ve doğa üstü olanın farkında değil ve illuminati olarak bu tarz insanları almamız ve onlara bundan bahsedip kendimize katmamız gerekli. hem zaten yanlışım yoksa murat bize böyle katılmıştı değil mi ? 

murat başını evet anlamında salladı ancak yorgunluğunun etkisi ile camdan dışarı günbatımına bakarken yanıtladı. yorgunluğun etkisi ile turuncu manzaraya gözlerini teslim etmişti ve sadece dinlenmek istiyordu

bu tepkiye karşılık Arielle "anlaşılan aradığımız murat'a şuanda ulaşılamıyor. birazdan daha sonra tekrar denememizi söyleyen bildirim de gelir" diye şaka yaptı bunun üstüne. ama nicholas ve Ayhan hoca hala daha bu kişiyi konuşuyordu

nicholas : ismi ne demiştin ? 

ayhan hoca kartviziti bir kez daha çıkartıp ismini okudu

ayhan hoca : Mehmet Çakırcı 

nicholas : peki, kartviziti ver sen. adres zaten orada yazıyor. hem ayhan hocam siz gelmeyin sizin masa başı işleriniz var onlar aksar 

Ayhan hoca : ben de tam onu isteyecektim biliyor musun ? masa başı işlerim olduğu için gelemeyeceğim. sen çocuklarla birlikte halledersin 

Nicholas başını evet anlamında salladı

Nicholas : peki ne zaman ilgileneceğiz bununla ?

Ayhan hoca : bugün yeterince yorulduk ya yarın ilgileniriz. Hem çocuklar yoruldu baya dinlensinler. Ben bide çay ocağını arayacağım çay getirsinler. Ekstra bir şey isteyen var mı ?

Sinem bisküvi isterken arielle türk lokumu istedi. Murat ise hiçbirşey almadı ama çayının yanına 2 küp şeker ve çay kaşığı istedi. Nicholas ise türk kahvesi aldı

Çay ocağından çaylar ve kahve geldiğinde herkes kendi sipariş ettiği şeyi tepsiden aldı

Arielle lokumunu yerken bir yandan da karrviziti inceledi ve "peşine düşeceğimiz adam bu mu" dedi ayhan hoca ise "evet, ama kaçırmamak lazım anladığım kadarı ile olay olduğunda hızla uzaklaşıyor. Tenhaya çekmek olmaz zaten şüphelenir"

Ama sinem'in fikri bu konuya bir çözüm oldu, cevap olarak "o zaman ben simyevi bir formül yapayım, kolonya olarak ikram ederiz ve bu dürtüsünü bastırmasını sağlar" dedi. Kımse itiraz etmedi ve mantıklı bularak ona katıldı. Yöntem ve zaman belliydi ve adres de kartvizitte yazılıydı. Nicholas "hayatımın en kolay ilk temas görevi olacak. Bildiğin ayağımıza gelmiş" dedi

Çaylar bittiğinde ise ufak bir teşekkür edip otele portal açarak çocukları kendi odalaeına bıraktı ve gelecek eşyalarla ilgili kalan işlerini halletmek için portaldan geçerek otelden ayrıldı

******

author : sevgili arcana historia sevenler. yayın düzenimi oturttum. haftada 3 bölüm gelecek. yayın günleri ise salı , perşembe ve pazar. ayrıca aktif etkileşimleriniz oldukça (yorum, değerlendirme veya powerstone gibi) haftada 1-2 ekstra bölüm atmaya çalışacağım

More Chapters