murat, önce yeraltı dünyasına, sonra cerberus'a sonra da konstantin'e baktı. konstantin'in gücü yarı yarıya zayıflamış olsa bile hala daha oldukça güçlü sayılabilirdi ve muhtemelen gücünün %100'lük kısmı nikolai ile hemen hemen eşit sayılabilirdi.
murat burada mantıklı olan tek seçeneği yapmaya karar verdi, savaşmak. sonuçta elinde başka çaresi yoktu ve iki türlü de nikolai'den dayak yiyecekti. sonuçta nikolai geçen seferki hatalarından ders almıştı ve bu sefer murat onu bu kadar kolay yenemeyecekti bu yüzden, zaten kazanabileceğini de düşünmüyordu. ama ona karşı bir avantajı da, önceki karşılaşmaya nazaran oldukça güçlenmiş olmasıydı. sonuçta yapabileceği pek çok şey keşfettiği için birkaç gün önceki haline oranla kat kat daha güçlü sayılabilirdi
konstantin, hiç konuşmadan sadece cerberus'un tasmasını bıraktı ve hiç konuşmadan izlemeye başladı. cerberus hızla murat'ın üstüne geliyordu ve murat bir hızlı düşünme ve çabuk karar verme anı içindeydi. cerberus ile yakın dövüşe girmek başta mantıklı görünse bile ağzından saçacağı zehirler bunu saçma ve anlamsız kılıyordu. o yüzden murat ile hamle olarak onu yolda yakalamayı seçti. doğaüstü gücünü kullanarak ona doğru koşan cerberus'un ayaklarının sapmasını ve konstantin'in bulunduğu tepeden inerken kayıp düşmesine ve oldukça ağır bir hasar almasına neden oldu
daha sonra cerberus'a gücünü kullanarak nokta atışı saldırdı. güç ile yapılmış nokta atışı saldırılar yaratığın içinden bir kurşun gibi geçti. yıkım kapasitesi düşük olsa bile oldukça güçlü bir şey olduğu belli oluyordu. daha sonra cerberus murat'ın üstüne koşmaya başladı, murat önce güç kullanarak kesikler gönderse de bu sefer bunlar işe yaramadı ancak gücünü vucuduna odaklayıp hızını ve reflekslerini güçlendirerek üstüne gelen cerberus'dan 4 kere kaçmayı başarabildi. bu savaşta tüm gücünü kullanıyordu
fakat cerberus bu sefer doğrudan saldırmak yerine zehir kusmaya karar verdi. 3 kafası murat'ın üstüne zehir kustu
ancak murat zehri saptırarak kendisine ulaşmasını engelledi ve burun farkı ile bundan da kurtuldu
konstantin ise ilk defa konuştu ve "zannettiğim kadar zayıf değilmişsin" dedi. tabi murat o sırada cerberus ile savaştığı için pek oralı olmadı. Murat saldırmak için bir fırsat yakaladığında affetmedi. cerberus'a 3 tane nokta atış saldırıyı aynı anda gönderdi. birisi ortadaki kafanın sol gözüne, diğeri sağdaki kafanın sağ gözüne ve diğeri de soldaki kafanın sol gözüne. bunu yapmasındaki sebep ise hem yaratığa vurabilmek için boş bir an yaratmak hem de onun görüşünü kısıtlamaktı.
ve beklediği gibi de oldu. cerberus 3 darbe de onu delip geçtiğinde savaşmayı bir kenara atıp acı ile yuvarlanmaya ve inlemeye başladı, savunmasız görünüyordu. murat ise bunu bir fırsat olarak kullandı ve tüm gücünü odakladı. cerberus'un yanına muazzam bir hız ile geldi ve yaratığın tam karnına güç manüpülasyonu ile aşırı güçlendirilmiş bir tekme attı. öyle ki bu tekme yaratığı metrelerce savurdu ve konstantin'in tahtının yanındaki styks nehrine gönderdi
cerberus bir köpek olduğu için iyi bir yüzücü sayılabilirdi ancak akıntının gücü ve aldığı ağır darbeler yüzünden yüzemedi ve hayatta kalmak için kendini akıntıya bırakmak zorunda kaldı
ve bu görüntü konstantin'i gerçekten şok etmişti. cerberus'un onu yeneceğine o kadar emindi ki bunun üzerine amara ve aias ile iddaya bile girmişti ve şimdi ikisine de 5 euro borçluydu
konstantin "sanırım bu işi köpeğe bırakmak hataydı. bunu kendim halletmeliyim" dedi
iki uçlu mızrağını eline aldı ve tahtından indi. murat'ın karşısına çıkmaya hazırlanıyordu ve yeraltı tanrısı hades'in güçlerinin erişebildiği kadarki kısmına erişiyordu. kendisinin gücü yarı yarıya kısıtlanmış olsa da murat karşısında hala daha oldukça güçlüydü
kosntantin tahttan indiğinde öncelikle murat karşısında iki uçlu mızrağını kaldırdı
mızrak kalktığında etraf, sanki deprem oluyormuş gibi sallanmaya başladı ve konstantin "tartarusa hoşgeldin, ama burayı pek de hoş bulmayacaksın" dedi. daha sonra tavandan sarkıtlar murat'ın üstüne doğru düşmeye başladı
murat bunları saptırmaya çalışsa da konstantin aynı şekilde onları saptırmasını önledi. bunun nedeni mızrağının sarsıntılar yaratma yeteneği ve tartarus üzerindeki kontrolüydü, aslında murat onları saptırmaya çalıştığında dikitlere onların sapmalarını engelleyen titreşimler göndererek bunu engelliyordu
murat ise onların altlarında ezilmemek için onların olduğu yerden hızla kaçmak zorunda kaldı ve burun farkı ile kurtuldu daha sonra konstantin'e karşı gücünü odakalrı ve güç manüpülasyonu ile oluşturulmuş 5 tane kesik ile ona saldırdı. konstantin öyle ağır bir hasar almasa bile yine de üstüne bir miktar etkisi olmuş gibiydi. hades'in fiziksel yetenekleri ve dayanıklılığını alabilse de mevcut durumda bunun yarısına ancak sahip olabiliyordu ve bu durum murat'ın ona hasar verebilmesinin sebebiydi
murat tarafında ise, işi gerçekten çok zordu ve açıkcası bir video oyununda seviye farkı varken pvp atıyor gibi hissediyordu. ama tek fark bunun oyun değil gerçek olmasıydı
konstantin murat'a yaklaşmaya ve fiziksel özellikleri ile hızla onu bititmeye çalışıyor murat ise uzaktan savaşarak onu yıpratarak kazanmayı umuyordu. bu durum bir süre daha böyle devam etti ancak konstantin sonunda yaklaşmayı başardı
murat bu durumda gücünü odaklayarak fiziksel gücünü ve reflekslerini güç manüpülasyonu ile arttırmayı seçti. dürüst olmak gerekirse o anda yapabileceği en iyi hamle buydu ve kısmen işe yarıyordu. konstantin göğüs göğüse dövüşü domine eden taraf olsa da murat da kısmen karşılık verebiliyor ve onu yormaya oynayabiliyordu
ancak sonunda konstantin murat'ın açık verdiği bir anda onu tuttu ve evirip çevirdi. daha sonra da yete yığdı. ayağını kalkamaması için tüm gücü ile onun göğsüne bastırdı. murat bu pozisyonda nefes almakta çok zorlanıyordu
ancak aklına yapabileceği bir şey geldi. konstantin'in güçleri zaten kısıtlıydı ve murat güç manüpülasyonu ile onları daha da kısabilirdi.
ve öyle de yaptı. bu sayede zar zor da olsa konstantin'İn ayağının altından kurtulup ayağa kalkmayı başardı. daha sonra ona karşı bir kez daha gücünü odaklayıp saf güç ile bir darbe indirdi. doğaüstü gücü ile yapabildiği en güçlü saldırı bu olsa da onu çok yoruyordu. ancak kosntantin'e karşı işe yaramışa benziyordu çünkü gerçekten de sendelemesine neden olmuştu
ancak konstantin hızla kendine geldi ve murat'a saldırmak için iki uçlu mızdağını ona doğru atmak istedi ancak murat'ın onu da saptıracağını tahmin edip bundan vazgeçti. daha sonra bir kez daha mızrağı yukarı kaldırdı. bu sefer büyük bir güç ile yer sarsıldı ve hatta yer yarıldı. murat dengesini kaybetti ve bir bacağı oraya girdi, daha sonra dengesini kaybedip oraya düştü
anlaşılan gerçekten de işi o anda bitmişti ve çok kötü bir dayak yiyecekti, hatta belki de öldürülecekti
murat iç çekti ve ölümü kabullenmek için bütün iradesi ile buna hazırlandı.
konstantin murat'ın üzerine iki uçlu mızrağı ile çok sert şekilde vurdu ve onun vücuduna korkunç bir sarsıntı gönderdi. murat ise bundan kurtulmak için yine hızlı düşünüp çabuk karar verdiği bir an yaşadı ve bundan kurtulmak için olabileceğini umut ettiği bir şeyi denemeye karar verdi ve açıkcası işe yaramamasından çok korkuyordu. gerçi yine o duruma gelirse "kişi" onu kurtaracaktı ama murat ona bu kadar bağımlı olmaktan ciddi şekilde rahatsızlık duyuyordu
murat'ın planı aslında basitti. eğer fiziksel gücünü ve reflekslerini arttırabiliyorsa iyileşme hızını da arttırabilir ve bu sayede bundan hasar almadan çıkabilirdi
ve konstantin sarsıntıyı gönderdiğinde... bu işe yaramadı. murat ölümün eşiğine geldiğinde "kişi" aniden belirdi ve konstantin'i geri itti. daha sonra murat'ı oradan çıkardı ve güç kullanarak onu iyileştirdi. murat'ın gözlerine bakarak "dua et yaşamam için yaşaman lazım, yoksa çoktan ölmüştün" dedi ve onu yere bıraktı. daha sonra kaybolup gitti. konstantin, murat'ı öldüremeyeceği ve "kişi" tarafından sürekli korunduğu gerçeği onun yüzüne bir ton tuğla biri çarptı. bu yüzden onu öldüremese bile çok ağır bir dayak atmaya karar verdi.
ama aralarında bir fark vardı. konstantin üstüne bir yorgunluk çökmeye başlamışken murat "kişi" sayesinde tamamen yenilenmişti ve artık bu dövüş onun lehine kaymıştı
murat bu yenilenmeyi bir avantaj olarak kullanmaya karar verip güç manüpülasyonu ile konstantin'in üstüne bir darbe indirdi. zaten yorgun olan konstantin darbenin şiddeti ile yere yığıldı. daha sonra murat ona 3 tane nokta atışı saldırı ve 4 tane de kesik gönderdi.
ancak konstantin'den cevap gecikmedi ve murat'ı bir kes daha yakın dövüşe aldı ve bu sefer onu ezip geçti. ikili arasındaki savaş daha da kızışmaya başlamışken konstantin'in telsizinden ses geldi. amara onu arıyordu ve bir şeyler söylüyordu. konstantin hızla murat'ı duvara fırlattı ve gözlerini ondan ayırmadı. bir yandan da amara'nın sözlerine kulak verdi amara tam da şunları söylüyordu
"konstantin kendi sikik savaşını bir kenara bırakıp yardıma gel kaybediyoruz bunu kazanmak için sen lazımsın. ÇIK ÇABUK TARTARUS'DAN!"
bir yandan da arkadan kavga ve patırtı sesleri geliyordu ki anlaşılan amara sırf onu çağırmak için aramamıştı ve gerçekten buna ihtiyaçları vardı. konstantin, kendini ve müstakbel rakibini tartarus'dan çıkarmaya hazırlanırken "bu sefer ucuz kurtuldun. ama bir dahakine böyle olmayacak" dedi
******************
yazar : Arcana Historia'yı yazmak gerçekten keyif aldığım bir şey ve desteğiniz beni çok motive ediyor. Bölümü beğendiyseniz yorum bırakmaktan, inceleme bırakmaktan veya güç taşı bırakmaktan çekinmeyin. Hikayenin büyümesine gerçekten yardımcı oluyor!
