Murat aldığı hız ile koşmaya devam etti. Ancak insan içine çıktığında doğaüstü gücünü sınırlayıp makul ama yine de kendi yaşı için oldukça hızlı olan bir şekilde koşmaya başladı
Koşarken bir yandan da görüş ve algılama yeteneğini kullanıp alex'den kaçmaya çalışıyordu ancak "kişi" onu sadece ölüm kalım durumlarında koruduğu için işi çok büyük bir sıkıntıdaydı çünkü alex gibi birisi onun peşine takılmiştı ve alex dürüst olmak gerekirse absürt derecede güçlüydü üstüne kaptığı kindarlık onu daha da tehlikeli yapıyordu ve murat takip edileceğinin farkındaydı
Murat izini kaybettirdikten emin olduktan sonra dar bir ara sokağa girdi. Şanslıydı ki yan kesiciler burada yoktu, öteki türlü gerçekten oldukça sıkıntı yaşardı
İçi o ara sokakta rahattı ancak kaybolduğu için çok sıkıntı yaşıyordu ve bunun üstüne alex tekrar yanında beliriverdi. Bu sefer öfkesini doğrudan kusabileceği bir mekanda değildi ve bu yüzden öfkesini tekrar bir alaycılık maskesi altına gizledi. Murat aniden irkildi ve kaçmaya çalıştı. Ancak alex tekrar mesafeyi manipüle ederek buna engel oldu
Alex : evlat, ne kadar güçlü ve özel olduğunun farkındasın değil mi ? Sen bh gücü kazandığından beri ve o şey ortaya çıktığından beri mason dünyası adeta sarsılıyor. Özellikle de senin tarafının karşısında olan biz yunan loca'sı. Ve eğer seni öldüremeyeceksem burada oyalarım. Unutma, sizin grupta nicholas ne ise bende kendi yerimde o görevdeyim
Bunu derken oldukça alaycı bir tonda söyledi ve daha sonra yalancı bir boş an yaptı. Murat'ı istediği yöne götürebilmek için hata yapmış gibi davrandı
Murat ise can havlinde olduğu için bu fırsatı değerlendirdi ve gücü tekrar bacaklarına odaklayıp oldukça büyük bir hızla koşlaya başladı
Bu halde yaklaşık olarak 20 dakika koştu ve ilginç olan alex onunla dalga geçse de murat bu sefer gerçekten de izini kaybettirmişti ve 15 temmuz şehitler köprüsüne gelmişti. Yani sadece kıyıdan yürüyerek tarihi surları bulabilirdi
Suarın olduğu yöne doğru ilerlemeye başladı ve sonunda alex'den kurtulmanın huzurunu yaşadı
Ancak, yolda yürürken ileride bir kavga gördü. Bir trafik kavgası ve korkutucu derecede şiddetliydi, ve... ayhan hoca da o kavganın içindeydi. Ama bu kavgaya karışmak mantıken görevden sapmak oluyordu ve murat bu yüzden bu işin içinde bir bit yeniği sezdi, ki haklıydı da
Murat daha sonra ayah hoca'yı o kavgadan çıkarmak için bir plan yaptı. Doğaüstü gücünü aktif olarak kullanamazdı çünkü toplum içindeydi. Ama doğrudan dışarıya görünmeyen fiziksel güç ve hız artışını kullanabilirdi ki bu onun için en mantıklı yoldu. Tüm gücünu bacakları ve sol koluna topladı ve aniden büyük bir hızla fırladı.
O hız ile kalabalığın arasından ayhan hocayı çekti ve sol kolunu tuttu. Doğaüstü gücünü odakladığı için onu tek kolu ile tutarak sürükleyebildi ve onu kaldırıma oturttu. Ayhan hoca kavgadan dolayı murat ise koşmaktan dolayı kan et içindeydi. Ayhan hoca "teşekkürler evlat" dedi. Murat ise "lafı bile olmaz hocam" diyerek karşılık verdi ve sonra o kavganın nedenini sordu, işin içinde bir bit yeniği sezdiğini söyledi ve cevap gecikmedi
Ayhan hoca : aslında evet haklısın. Bu işin içinde bir bit yeniği var ve ben sanırım kim olduğunu çok iyi biliyorum
Murat : kim ?
Ayhan hoca : hani şu lakabı kronos olan bi eleman vardı ya. Onun yüzünden. Zamanin manipüle edildiğini kendi gözlerimle gördüm
Daha fazla bahsetmeye kalmadan iri adam onların yanlarında belirdi ve ikisi de koşmaya başladı. Kronos lakaplı adam ise onları yakalamayaa çalışmak yerine onları istedikleri mekana çekecek şekilde onların önünü kapatmakla yetindi
Bunun nedeni yunan tarafının kurduğu plandı. Planlarda başta surlara ilk ulaşan kişi olmak olsa da sonradan plan değişmişti. Önce hepsini ayıracak ve zayıf parçaları koyun gibi güdeceklerdi. Daha sonra tarihi surların orada onlari toplayacak ve meşhur rum ateşi ile üstünlük sağlamaya çalışacaklardı. Ve rum ateşi oldukça tehlikeli bir değişken olduğu için görmezden gelinemezdi
*********
Bu sırada nicholas aias ile savaşıyordu. Aias sonucu manipüle ettiği için bir öğrenciye göre fazla zordu ancak nicholas onu halletmeyi başarmıştı. Konstantin ve amara aias'ı getirerek kesinlikle başarılı olmuş ve onları oyalamayı başarmışlardı ancak aias bayılmıştı. şüphe yoktu ki aias oldukça potansiyelli birisiydi ve bu güce sahip olma nedeni ağır bir determinist olmasıydı
Sonra nicholas içlerinde bulundukları durum konusunda en kritik mekan tarihi surlar olduğu için oraya portal açtı. Arielle ve sinem'i de yanına aldı
Nicholas : yürüyün çocuklar tarihi surlara gidiyoruz
Daha sonra nicholas portaldan geçtiğinde amara telsiz ile durumy bildirdi.
Amara : sevgili üstlerim, güzel haberlerle geldim. Nicholas tarihi surlara gitti bile
Daha sora konstantin ve amara aias'ı kendine getirdi
Aias : o portal olmadan nasıl gideceğiz ki zamanında ? Ah... beni bayıltması kötü oldu portallardan geçerdij
Amara : neyse boşver. Elimizde daha iyi bir şey var
Aias : peki bu elimizdeki daha iyi şey ne amara ? Ben bir şey göremiyorum çünkü!
Aias bunu karşı çıkarak demiş olsa da konstantin onu omzundan tuttu
Konstantin : sakin ol koca oğlan. Bunun ilacı bende. Hades'in gücüne ve yeraltı dünyasına erişimim olduğu için hızla gidebiliriz. Yeraltı dünyasındaki kayıkçıya parayı vereceğiz ve benim, yani hades'in adına bizi hızla oraya götürecek
Aias : peki ama nasıl ? Daha hızlı falan mı gidiyor yani bunun olayı ne konstantin ?
Konstantin : çok basit. O kayıkçı sıradan bir hızla geçmiyor. Styks nehri benim yeraltı dünyamda çok hızlı aktığı için oldukça hızlı şekilde oraya varmış olacağız
Aias bu düşünceyi düşünüp tarttı. Determinist bakış açısına göre değerlendirdi ve sonrasında şu cevabı verdi
Aias : peki... makul gibi duruyor
Daha sonra konstantin doğaüstü gücünü kullandı ve arkadaşları ile beraber kendisini yeraltı dünyasına götürdü. Kendisinin taht'ı ve taht'ın sağında makul bir uzaklıkta styks nehri gözüktü. Nehre doğru yürüdüler ve kayıkçı onları karşıladı. Bu şey canlı gibi görünsede doğaüstü gücün bir ürününden başka bir şey değildi
Kayıkçı konstantin'e seslendi. Ona hades olarak hitap ediyordu ve önünde diz çöküyordu
Kayıkçı : hoşgeldiniz yüce efendimiz hades, benden ne istersiniz?
Konstantin: bizi yeraltı dünyası üzerinden karşı yakaya götür
Kayıkçı : tabikide efendimiz. Ancak... dostlarınız ufak bir ücret ödemek zorunda.
amara hemen buna karşı çıktı
Amara : neden ücret ödememiz gerekiyor biz zaten onunlayız! Konstantin yenim ederim ben bunu boğazlarım ha!
Dedi 2. Cümlesini konstantine bakarak söylerken. Konstantin ise sadece iç çekti ve cebinden 300 türk lira'sı çıkardı. TL olarak geçiş kişi başı 150 tl olduğu için ikisinin de gitmesi için tam yetti. Ama amara bu hareketi garipsedi
Amara : konstantin neden ? Biz verirdik parayı niye boşuna masrafa gidiyorsun
Konstantin ise bu soru karşısında kıkırdadı ve makul bir cevap verdi
Konstantin : amara zaten yeraltı dünyası benim. Bu kayıkçı da benim kayıkçım. Yani para yine bana akıyor parayı sağ cebimden alıp sol cebime koydum arada fark yok
Amara : peki o zaman.... tamam
Üçlü kayıkçının kayığına bindi ve sadece 5 dakika içinde karşı tarafa ulaştı. Sonra konstantin onları yeraltı dünyasından çıkardığında tam da tarihi surların olduğu yerdeydiler
Ve nicholas tam karşılarında duruyordu ama bu sefer oldukça ciddu ve soğukkanlı şekilde
Onların olduğu yere bir portal açıp onları portallarının kuralları ile öldürmeyi denedi ancsk portal açıldığı gibi başka bir konuma kaydı. Anlaşılan alex yakınlardaydı ve onlari koruyordu. Nicholas bu yüzden bunun gereksiz bir çaba olduğunu düşünerek bundan vazgeçti
Bu sırada hızla koşan murat ayhan hoca ile tarihi surlara varıp sonunda nicholas arielle ve sinem ile birleşip tek grup haline geldiler. Bu sırada kronos denilen o iri adam da yanlarında belirdi. Muhtemelen zamanı durdurup oraya gelince zamanın tekrar akmasını sağlamıştı
Amara : hiç uğraşmayın. Biz kazandık
Nicholas : öyle kazanmadan garantici konuşma küçük hanım
İri adam : birazdan göreceğiz kim kimi dövüyor
Herkes aniden surların içlerinde bir yere taşındı. Alex, hepsini x y ve z kordinatlarını değiştirme üzerinden onları surların içinde bir odaya götürdü. İçeride kapkara, zift gibi bir sıvı durmadan dökülüyor ve kokusu tüm odayı kaplıyordu ve tüm yunan tarafı zafer kazanmış bir gülümseme ile illuminati turkiye üyelerine baktılar
Alex : bu, bizim asırlarca kullandığımız kadim silahımız. Ve sizin mezarlarınız
Sonra alex tüm sıvıya tek 1 yanan kibrit attı. Karışım anında alev aldı ve taşlar yerine oturdu. Bu şey doğu roma imparatorluğunun büyük bir silahıydı. Rum ateşi.
Anlaşılan yunan tarafı bir şekilde meşhur rum ateşi'nin tarifini biliyordu
Alex aniden tüm karışımın x y ve z konumunu manipüle ederek yanan rum ateşini illuminati türkiye üyelerinin üstüne fırlattı. Kronos lakaplı adam ise alex'in ve ateşin zamanını hızlandırıp illuminati türkiye'nin üstüne daha hızlı gitmesini sağladı.
********
Author : sevgili okurlarım, Eğer arcana historia bölümlerinin daha hızlı gelmesini istiyorsanız lütfen okuyup geçmek yerine kitabımı değerlendirebilir, projeye destek olabilir veya yorum atabilirsiniz. Bunları görmek bana yazma motivasyonu veriyor ve motive olduğum için bölümleri daha hızlı yazıyorum. Bölümlerin ne kadar hızlı geleceği sizin dönütlerinize bağlı
