Gorgeus: evet sevgili okuyucu... 4. Duvar farkındalığını nasıl kazandığımın hikayesi böyleydi. Bu hikayeyi nasıl buldun ? Bunu soemam gerek çünkü burası tartışmaya kapalı şekilde trajedimin en büyük kırılma noktası
Bazen gerçekten düşünüyorum, acaba bunun farkına varmasam daha mu mutlu olurdum diye
Gerçi muhtemelen yazarım bunu istemezdi. Eğer 4. Duvar farkındalığım olmasaydı bu kitabı asla yazamazdı
Gorgeus: Bazı şeylerden bahsetmek istiyorum sevgili okuyucu. Bazı çok önemli şeylerden. Trajedi yaşamış ve bunu deneyimlemiş tüm kişilerin ortak paydaları vardır...
İlk olarak hepsi fiziksel veya ruhsal olarak çok fazla acı çekerler. Korkutucu şeyler görürler. Kurtulma umuduna sarılırlar ve adeta yudum yudum su içerler. Ama bardağın dibinde istisnasız hepsini mahvolacakları, yıkıma uğrayacakları bir bitiş beklemektedir
Ve ben daha hikayemin bitişine gelmedim. Bundan eminim...
4. Duvarı fark ettikten sonra hikayem çok yarım hissettiriyor. Sanki bitmemiş gibi
Gorgeus: İki ihtimal var. Ya yazarım beni böyle yarım şekilde unuttu yada beni ileride çok daha farklı bir şey bekliyor... ama benim trajedimin normal bir trajediden bir farkını gördüm
Gözlemlerime göre, benim trajedim asla bitmiyor
Ha ha ha ha ha ha...
Sana daha önce de cehennemden bahsettim sevgili okuyucu. İşte... karşında cehennemde yaşayan bir adam var...
Gorgeus: Sanal uzayım içinde sayısüz ihtimal ve sayısız hayat yaşadım, acaba o tecrübelerden sonra hala aynı Gorgeus olabilir miyim ?
Yoksa artık sadece tüm tecrübelerimin ortalaması haline mi geldim ?
Yada belki sadece fazla düşünen birisiyimdir...
Hangisi olduğunu artık kestiremiyorum.
Gorgeus: O kadar fazla şey olup o kadar fazla şey denedim ki artık hala aynı amaçta mıyım diye şaşırıyorum. Acaba farkında opmadan kendi yolumdan mı çıktım diye duraksadığım oluyor
Senin beni okurken kafan ne kadar karışıyor ise benim de kafam o kadar karışık sevgili okuyucu, bunu sana en içten şekilde garanti edebilirim...
Gorgeus: Çünkü ben trajediye maruz kalmıyorum. Ben trajedide değilim sevgili okuyucu.
Ben trajediyi yaşıyorum. Hayatımın içinde trajediler yok, hayatım zaten kendisi başlı başına bir trajedi. Ve tabiki de ben o trajedinin yıkıma uğrayan ana karakteri olarak burada duruyorum
Gorgeus: Ve trajedilerin doğasında olan en kötü şey ne biliyor musun sevgili okuyucu?
Trajediler, kötü biteceklerini hep belli ederler. Sana hikayenin en başından spoiler verirler. Sonuçta hangi trajedi iyi bitmiş ki?
Gorgeus: Mesela benim trajedim, kötü biteceği başından belliydi. Bozuk sisteme karşı savaşırken onun çarkları arasında ezildim. Çünkü 7 alem bana karşıydı, tüm evrenin karşısındaydım.
Üstelik, devrim zorlu bir iştir sevgili okuyucu. Romantize edilmemesi gereken çok ozr ve acılı bir süreçtir
Şunu bil ki kendi becerileri ile hükümdar olanlar hükümdarlığı zor ele geçirir ama kolay korur. Hükmü ve sistemi ele geçirirken karşılaşılan zorluklar da bir sistemin yerine başka bir sistem getirirken onu oturtmak ve güvenliğini sağlamak için yapman gereken yöntemlerden kaynaklanır.
Yeni bir düzen getiemeye kalkışmaktan daha zor, başarı ihtimali daha şüpheli ve yönetilmesi daha zor herhangi bir şey yoktur şu hayatta..
Ve ben bunu denedim
Gorgeus: Tarihtede böyledir. Biz hep başaranları görürüz. Ama onlar ile aynı şeyleri deneyen başarısız olmuş binlercesi unutulur ve bahsedilmez bile...
İşte ben onlardan birisiyim. Ben, bahsedilmeyen ve unutturulmaya çalışan türden bir devrimciyim
Fikirleri uygulanamayan, o fikirler sadece düşünen kişinin zihninde kalmış halde olan bir devrimci... kimsenin iyi anmadığı, lanetlediği ve adeta tüm kötülüklerin babası olarak baktığı bir kimseyim ben...
Gorgeus: Ve eğer suçum değişiklik istemekse, bunlara sonuna kadar katlanmaya hazırım. Çünkü,
Kişi özgürlüğünün sorumluluğunu alabildiği kadar özgürdür
Gorgeus: Ve ben o özgürlügün sorumluluğunu sonuna kadar almaya kararlıyım. Diğerleri için bir düşünce suçlusu olsam bile ben sadece fimirlerini gerçeĝe dökmeye çalışan trajik bir adamım.
Ve bu kararlılığımdan asla vazgeçmek istemiyorum. Bu yolda yürümeye devam edeceğim
Çünkü benim için yaşamak, trajediye rağmen yaşamaktır
Denediğim sonsuz rota, sonsuz sayıda başarısızlık, yazarımla olan ilişkim ve daha pek çok şey... eğer bunlar varken devam edebiliyorsam bu ideallerim sayesindedir
İdealler zannedilenden daha güçlüdür.
Neden bu kadar acıya katlanıyorum zannediyorsun sevgili okuyucu? İdeallerim uğruna katlanıyorum ben bunlara
Gorgeus: Gorgeus'un trajedisi özünde idealleri uğruna katlandığı acılardan ibaret
Ben şuanda ucu cennete çıkan cehennemin yolundayım
Ve bunun bilincindeyim
Trajediye biraz daha değinirsek eğer ortaya daha ilginç ve daha farklı analizler de çıkıyor elbette sevgili okuyucu.
Mesela trajedinin doğasında hep hayatın kötü yönleri vardır. Onları öne çıkarır... ve aksine hayatta güzel şeyler de vardır.
Gorgeus: Yani özünde normal bir hayat ütopya ile distopya arasında bir düalite içinde yaşanır. Bazıları ütopyaya bazıları distopyaya yakın yaşar ve hayatımızın belli döneminde bu yakınlık dalgalanabilir
Ama benim hayatım daha farklı. Benim hayatım distopyaya çalıkmış ona zimmetlenmiş halde.
Devrim girişimime ve sanal uzayıma hapsedilene kadar bu yoldan dönebilirdim. Ama artık dönemem. Devam etmemin bir nedeni de bu. Artık pişmanlık fayda etmediği için ilerlemeye devam etmek zorundayım. Bir çıkış olsa da olmasa da
Gorgeus: Sonuçta trajedilerin doğasında olan bir şey ile karşı karşıyayız sevgili okuyucu. Trajedilerde işler bir noktadan sonra içinden çıkılmaz bir hal alır. Herşey için çok geç olmuştur artık ve karakterler karşılarında duran ve onları mutlak suretle mahvedecek olan, uğrayacakları yıkım ile karşı karşıya kalır o andan sonra
Trajedilerde yaşnan şeylerin çoğu komik şekilde daha en başından çok basit şekillerde çözülebilir meseleler iken yapılan hatalar ve aptallıklar bunu böyle bir yere getirir.
Ama benim trajedimde bu böyle değil... sistemi kuranlar yüzünden benim gibi birinin çıkması adeta zorunluluktu. Ve sonrasında sistem uğruna yıkıma uğrayan, mahvolan ben oldum
Gorgeus: O kadar... o kadar anlatılamaz bir şey ki... artık anlatabilecek kelimeler bulmakta zorlanıyorum.
Tükendiğimi kemiklerime, iliklerime ve hatta hücrelerime kadar hissedebiliyorum
Gorgeus: Sevgili okuyucu... lütfen bir sonraki bölümde mola verelim. Düşünmeye, mola vermeye ve şuana kadar konuştuğumuz herşeyi gözden geçirmeye... hatta en basitinden bunlardan bir bölüm, bir bölüm bile olsa uzaklaşmaya ihtiyacım var. Bunlar senin için ne kadar derin ve stresli ise benim içinde aynen öyle. Korkarım ki bireysel güç depresyonu ve tükenmişliği durduramıyor
Ayrıca şunu söylemek istiyorum ki, bu kitabı neden okuduğunu veya okumaya devam ettiğini gerçekten bilmiyorum sevgili okuyucu. Ama bir sonraki bölümde vereceğimiz mola'dan sonra yine çok ağır şeylere gireceğiz. Bu kadar uzun süre bu kadar ağır şeylere girmemiz gerçekten doğru mu bende bilmiyorum. Ama çok iyi bildiğim bir şey var
O da bir sonraki bölümün konusu...
Gorgeus: Çünkü bir sonraki bölümün konusu benim trajedim olmayacak, ağır felsefi şeyler ile kafanı ütülediğim sekanslar olmayacak. Çünkü bir so raki bölumün konusu sen olacaksın sevgili okuyucu.
EVET, DOĞRU OKUDUN. BİR SONRAKİ BÖLÜMÜN KONUSU SEN OLACAKSIN
Buna hazır mısın? Benim gözümden kendini görmeye hazır ol. Pek de beklediğin gibi olmayacak ama
