Ficool

Chapter 24 - My sanity

Gorgeus: evet sevgili okuyucu.... şimdi gelelim önemli bir konuya, akıl sağlığım. bunca şeyden sonra akıl sağlığımın nasıl bir yerde olduğu ile ilgili konuşmak istiyorum. 

Öncelikle kabul etmem gereken kısım şu ki akıl sağlığım kesinlikle çok değişti. yaşadığım olaylar akıl sağlığıma pek çok noktada şekil verdi ve kafa yapımla ilgili önemli şeylere neden oldu. işte bu yüzden sana önceki bölümlerde "ben hala ben miyim, yoksa yaşadığım şeylerin ortalaması haline mi geldim?" diye sormuştum. söyle bana, bir kişi hala doğduğu hali ile aynı kafa yapısına mı sahiptir yoksa zamanla yaşadıkları ve gördükleri şeyler yüzünden kafa yapısı değişir mi?

bu sorunun cevabı tabiki de çok net. kişinin kafa yapısı tecrübeleri ile değişir.

ve tecrübeler tabiki kafa yapısı ile beraber akıl sağlığı üzerinde de etkiler yaratır

ve benim akıl sağlığıma gelirsek.... 

bence benim akıl sağlığım ne yaptığını bilen akıllı bir delinin akıl sağlığı 

gorgesu: çünkü o kadar deneyimden sonra delirmemek elde değildir. ama deli olsan bile akıllı olabilirsin. delilik buna bir engel değildir 

bunun yanında akıl sağlığı düşünce biçimini de etkiler. ancak akıllı bir deli zekice ve mantıklı şeyler de üretebilir 

işin kendime dokunan kısmına gelirsek.... 

belki de sadece delirdiğim için fazla düşünüyorumdur

yada bilmiyorum başka bir şey de olabilir. 

bazen çok... bazen çok kafa patlattığımı hissediyorum. zihnim asla boş olmuyor. zihnimi boşaltamıyorum. kafamda hep bir şeyler dönüp dürüyor. Belki sen de onlardan birisindir. belki sadece benim peşimi bırakmayan sayısız düşüncelerimden sadece biri olabilirsin 

veya kendi deliliğim yüzünden bazı döngülere girdiğim oluyor... deliliğim yüzünden yaptığım bir eylem bana anlamadığım yolların bambaşka olasılıklarla bezenmiş rotalarını açıyor

gorgeus: o rotalardan çıkana kadar da benim canım çıkıyor. ki şuan sana bunu anlatamam sevgili okuyucu. çünkü o rotaları yaşamak benim için daha farklı bir deneyim. mesela şuanda seninle konuşurken geleceği görecek görüler ve rotalar için sanal uzayıma giremem. çünkü zaten orada olduğum için bu zaten işe yaramaz demektir. 

benimle konuşman zaten benim sanal uzayımın içinde bulunan bir boşlukta oluyor 

yani en basit tabiri ile...

bir mahkum ile parmaklıkların arasından konuşmak gibi. temelinde aynı şey olduğunu söyleyebilirim. 

ve bu da akıl sağlığım açısından hiç iyi değil... 

bir düşün, durduk yere milyarlarca kez deneyip ancak sonuca ulaşabildiğin ve sana anlamsızca zaman ve emek kaybettiren rotalar. üstelik bunu düzgün bir şekilde değil, özgürlükten uzak olarak hapishane hücresinde anlatıyorsun. bu sence birinin akıl sağlığı için ne demektir? 

işte bu yüzden ben şahsen döngülerin kişilerin akıl sağlığına zarar verdiğini düşünüyorum. bu yüzden döngüyü kırmak ve o döngüden koparak amacına ulaşmak kesinlikle yapılması gereken şeydir. bu söylediğim tecrübe ile sabit.

gorgesus: bununla beraber akıl sağlığı dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan, ne kadar hassas olduğu gerçeği de vardır elimizde sevgili okuyucu. çünkü hiç beklemediğin şeyler akıl sağlığını etkileyebilir. ve beklenmedik rotalara girmek, onları amaçsızca deneyimlemek bana tam olarak bunu yaşattı

ve bazen bu konularda kelimelerimin bittiğini düşünüyorum. artık konuşamayacak duruma geldiğimi. ama konuşmak zorundayım. çünkü dilimde tüy bitse bile herşeyi anlatmadan konuyu geçiştirmek aptalca olur 

özellikle de bu kadar önemli ve bu kadar ciddi bir konuyu

neyse, kaldığımız yerden devam edelim sevgili okuyucu 

peki, akla gelen tek bir soru var... çok basit tek bir soru. peki bunlara rağmen akıl sağlığını korumanın yolları var mıdır? eğer akıl sağlığını korumanın yolları varsa akıl sağlığını korumanın yolları nedir? 

ve benim için cevap basit ama mantıklı bir çözüm. alıştırmak. 

gorgeus: şöyle ki zihin yeni şeylere karşı çok daha fazla tepki verir. ama eğer o şey artık sıradanlaşır ise ona verilen tepki stabil hale gelir. işte ben de akıl sağlığımı korumak için bu yöntemi kullandım sevgili okuyucu, bazı olay olgu ve kişileri zihnim için normalleştirdim. bu sayede beni o kadar da fazla etkileyemediler

Bunun yanında bu tarz durumlarda ne yapacağım konusunda önceden düşündüğüm için planlı hareket ederek yine bu tarz etkileri azalttığımı da söyleyebilirim. mental sağlığını bu tarz şeylere karşı korumak için bunları yapmak kesinlikle doğru hamlelerdir sevgili okuyucu 

bununla beraber deliliğin evreleri vardır. ama onlara çok girmeyeceğim, gerçekten. o konuya bir girersek bir daha o konudan çıkamayız. o yüzden onu şimdilik geçiyorum

...

ah...

çarpık zihnimde daha ne kadar kelime üretebilirim cidden bilmiyorum

sen bu konuda ne düşünüyorsun cidden bilmiyorum sevgili okuyucu. muhtemelen bir sonraki 5 bölüm içinde bir mola daha istemek zorunda kalabilirim. anlatıcı olmak gerçekten çok zor bir işmiş...

eskiden hikayenin anlatıcılarına bakışım konusunda... gerçekten işlerinin kolay olduğunu zannederdim. ama sanırım çok büyük bir yanılgıya düşmüşüm. bu kitabın anlatıcısı olmak ve 4. duvarı kırarak seninle konuşmak bana böyle hissettiriyor.

gorgeus: bunun yanında... bu bölüm 700 kelime barajında şuanda, kalan 300 kelimeyi nasıl dolduracağım hakkında ise en ufak bir fikrim bile yok. yine anlamsız "mıe fmı mpwo ıfm w oıd m wd wo d vpwed jl vn wdı hv m" tarzı rasgele cümleler atmak veya boş boş konuşmak yerine... düzgün şeylerle doldurmayı tercih ederim şahsen 

sonuçta anlamın benim için önemini biliyorsun sevgili okuyucu

ama ne yalan söyleyeyim korktuğum bir durum var.... 

gorgeus: bu kitabın anlatıcılığına başlamadan önce yazarımın elime tutuşturduğu bir kağıt olduğundan bahsetmiştim. kağıtta yazan şeylerden birisi özünde bu kitabın birkaç fazdan geçeceğiydi. ve... sanırım o faza yaklaşıyoruz... 

kağıtta yazan aynen şuydu sevgiliokuyucu: 

"1. faz, normal kısım. gorgeus okuyucuya sanal uzayına girmeden öncesini ver girdikten sonraki anılarını anlatmaya başlar.

2. faz, felsefe. gorgeus okuyucuya trajedisi ile doğrudan ilgisi olan felsefi ve ciddi konuları anlatmaya başlar. 

3. faz, kaos. gorgeus neden olduğu bilinmediği şekilde bir anomali yaşar ve kitaba böyle devam etmek zorunda kalır"

sadece ilk 3 faz aklımda. normalde 3 değil 6 faz var. ama diğer 3 fazı hatırlayamıyorum. 

kötü şeyler olacağından çok korkuyorum.... 

bunu belli etmemeye çalışsam da korkuyorum

bana hiç öyle bakma sevgili okuyucu... genelde ciddi sert ve genel olarak doğrucu, realist bir kişiliğimiz olması korku gibi duygularımın olmadığı anlamına gelmiyor. karakterimin dışına çıkıp kendimle çelişmiyorum... aksine medeni ve düzgün olan yönüm buradan belli oluyor 

ama yine de... devam edeceğim

sana daha önce de söylediğim gibi. ben pes etmediğim sürece gerçekten kaybetmiş sayılmam. yenilginin başlangıcı, yenilgini kabul ettiğin andan itibaren başlar 

işte bu yüzden yoluma devam edeceğim. bu kitap boyunca olacaklar beni yıldıramaz. 3. faz buna yetmez. 4. 5. ve 6. faz da öyle. hiçbiri beni yıldıramaz

eğer bu kitap trajedimin bir parçası olacak ise, öyle olsun. benim için pek de bir şey değişmiş olmayacak sonuçta...

More Chapters