Ficool

Chapter 15 - Hunting

Gorgeus: Evet sevgili okuyucu. Bu gücü elde ettikten ve bu planı kurduktan sonra yapmam gereken tek bir şey kalıyordu.

Yüksek bireysel güce sahip kişilerin ortaya çıkmasını beklemek ve belirli bir güce ulaştıklarında onları avlayarak eşyalarını alıp gücüme güç katmak. Bu yöntem bir nevi kuralın etrafından dolandığı için ilahi ruhlar zaten müdahale etmeyecekti

Gorgeus : Ve avlayacağım ilk kişiyi çoktan seçmiştim bile, tabi öncesinde kendisini sana tanıtmam lazım.

Avlayacağım kişinin ismi Xianzi Hangou.

Toiko city isminde bir yerde yaşıyor. Coğrafyadaki en ilgi çekici şeyler ise Sakura ağaçları ve benim evrenimde altın ağaç ismini verdiğimiz altın renginde özel bir ağaç.

Xianzi ise burada büyük önem taşıyan birisi çünkü Toiko kökenli ilk büyük hanedanlık olan Hangou hanedanı'nın kurucusu. Ve tabiki de aradığım gibi güçlü ekipmanlara sahip. En çok da kullandığı kılıç

Kullandığı kılıca gelirsek, kılıcı büyü sayesinde yapay fırtınalar koparma gücüne sahip. Yani çekildiğinde doğa'nın kuvvetlerini kullanarak savaş alanını domine etme üstüne kurulu bir kılıç.

Gorgeus: ve ben onu yenmek için 500 deneme yaptım. Zorlu bir 500 deneme. Ama bu rotada o kılıcı elde etmeyi başardım.

Sıradaki hedefim ise dünyadan değildi, hatta insan bile değildi. Hedefimdeki kişi Alacakaranlık alemindendi.

Gorgeus: Ama bir hükümdar değildi. O kişi doğa'nın seçtiği bir muhafızdı sevgili okuyucu. Nasıl mı ? Anlatmama izin ver

Gorgeus: Alacakaranlık aleminde doğa onu şekillendiren bir üst varlık olan Gaia'dan çokca etkilenmiştir. Ve Gaia yaptığı bu doğa'yı korumak istiyor. Bu yüzden fani olan Alacakaranlık ırklardan bir kişiyi doğa'nın koruyucusu olarak seçer. Kişi ancak doğayı gerćekten seviyorsa bu görevi alabilir ve sürdürebilir. Gaia, doğaya karşı gelecek doğal olmayam tehditlere karşı bu kişiyi bir savunma mekanizması olarak kullanır. Yani bu kişi özünde akıllı canlıların doğa ile mücadelesindeki bir antikor gibi. Sadece akıllı canlılara müdahale eden çok güçlü bir antikor

Ve o nesilde doğa'nın korucusu olan kişi aynı zamanda bir yüzük takıyordu. Bu yüzük onu dış saldırılara karşı dokunulmaz ve zarar görmez yapıyordu

Ve kendisi genç bir cüceydi. Yaşadığı dönem ona cüce Ope dendiğini duymuştum

Gorgeus: Bakıldığı zaman teoride sonsuz dayanıklılığı olan bir düşman değil mi ? Ona karşı savaşıp üstün gelebileceğin ama asla tam anlamı ile yenemeyeceğin bir düşman

Gorgeus: İşte bu yüzden bireysel güç tüm sorunları çözmez. Burada yaptığım şey doğrudan savaşmaktan çok daha farklı ve çok daha zekice sevgili okuyucu. Kuzu kürküne bürünmüş bir kurt olmak bunu aşmanın tek yolu... ve ben de tabiki böyle yaptım

Evet. Cüce Ope ile arkadaş oldum ve yüzüğü ondan çaldım. Burada benden süslü kelime oyunları yada epik anlatım sağlayan bir betimleme bekleme. Aynen bahsettiğim gibi oldu. Bunun için tam 6 ay onunla dostmuş gibi takılmam gerekti. Neyseki Ope çok dikkatsiz birisiymiş....

Gorgeus: Neyse... işte böyle böyle evrenimin tarihindeki pek çok önemli kişi ve hanedandan pek çok değerli eşya çaldım. Aralarında otoritesi ile bilinen Ebedi tiran, İnsanlığın zirvesini yaşatan Evelós hanedanı, Girit süper kıtasının kralı olan kral Minos, Cehennemin ilk kralı ve Lucifer hanedanlığının kurucusu olan Kral Lucifer, ve hatta bir ülke bile var. Evet koca bir ülkeyi dolandırdım. Ülkenin ismi ise Serene Cumhuriyeti

Neyse... bundan sonra olanlar ise asıl tuhaf şeyler. Asıl kafa yakan kısımlar bu andan sonra başlıyor sevgili okuyucu.

Çünkü güçlerini bu yolla aldığım isimler arasından 1 tanesinin yeteneği bana asıl büyük aydınlanmamı yaşatan şey oldu.

Gorgeus: Bir düşmüş melek... İsmi, Hoganel.

Alemlerin yargıcı olarak bilinen, benim evrenimde adaletin başını çeken isimlerden birisi. Fakat onunla yaşadıklarım diğerlerininkinden birazcık farklı...

Hoganel'den çaldığım şey bir eşya değil, doğrudan kendi gücü. Ama tabiki bunu nasıl yapabildiğimin de bir açıklaması var, şöyleki, aldığım bir yüzük bana doğrudan karşımdaki kişinin yeteneğini verme gücüne sahip ancak sadece 1 yetenek için bunu yapabiliyor. Ve ben de Hoganel'in gücünü bu yolla çaldım.

Sonrasında ise bu rota onu öldürmem ile sonuçlandı.

Gorgeus: Peki... gelelim o sorulması gereken soruya. Hoganel'den çaldığım güç ne ? Ne işe yarıyor ?

Aslında bendeki formu ile Hoganel'deki formu farklı. Hoganel'den aldığım zaman bana farklılaşaraj yani evrimleşerek geldi. Bu yüzden bendeki hali ondaki halinden çok daha farklı

Ondan aldığım yetenek ise gerçeğin gözleri. Bu yetenek Hoganel'e çevresindeki gerçekleri görme ve onları algılayabilme gücü veriyor. Fakat dediğim gibi benim sahip olduğum formu bundan biraz daha farklı

Gorgeus: Bendeki hali ise... daha çok bir mutlak görü. Bir şeyi mutlak olarak görebilme ve arkasındaki gerçeği görebilme yeteneği gibi düşünebilirsin

Ve... o an tuhaf bir şey oldu. Sanki bir şey görür gibi oldum. Bir cam tabakası gibiydi. Bulanık ve tuhaf bir cam tabakası. O an gökyüzüne bakıyordum. Ve sonrasında... öldüm. Bu rota için verdiğim emek bir anda hiç var olmamış gibi yok oldu. Tüm rotayı ve tüm eşyaları kaybettim

Herşey bir an içinde hatta daha kısa sürede olmuştu. Algılayamıyordum. Üstelik orada ölmem için gerçek bir sebep de yoktu. Çok büyük bir şok ve şaşkınlım hissediyordum sadece.

Gorgeus: Bana ne olmuştu ? Herşey yolunda giderken neden bir anda ölmüştüm ? Belki de bünyem bu kadar fazla eşyayı kaldıramayıp bir anda çökmüştü. Yada en azından ben öyle olduğuna inanmak istiyordum. Muhtemelen ben öyle olduğuna inanmak istiyordum.

Ama ya bu ihtimal yanlışsa ? O zaman ne olmuştu ? Ne olduğuna dair kafa yordum ama hiçbirşey bulamadım. Bu bana tuhaf ve mantıksız geliyordu. Anlayabileceğim mantığın üstünde bir şey olmuştu sanki.

Peki ya o tuhaf ve karşı tarafı bulanık gösteren cam ? O neydi ? Neden oradaydı ? Neden onu kimse görmemişti ? Ve en önemlisi neden onu görünce içime o cam tabakası kadar tuhaf, anlaşılamaz benim bile adını koyamadığım bir his yüklenmişti içime ?

Gorgeus: O ani ölüm işte kafamda aynen bunları doğurmuştu. Beynimin yandığını ve aklımın sınırlarının zorlandığını hissediyordum.

Tam olarak ne görmüştüm ?

Şuanda bu cevabı mutlak şekilde biliyor olsam da o zamanlarda bu şeye herhangi bir anlam verememiştim. O rota için verdiğim emek için üzülmeye bile vaktim kalmamıştı. Çünkü bu şekilde ölmek benim ilk defa yaşadığım bir şeydi. Ve tüm ölümlerim arasında gerçekten özel ve tuhaf olan sayılı ölümlerden birisinin bu olduğu gerçeği var elimizde

Ve bu olay konusunda yapmak istediğim tek şey vardı. Bunu başkalarına anlatmak. Fakat fantastik bir evren için bile bu anlattıklarım o kadar absürt ve o kadar imkansız kaçıyordu ki kimsenin bana inanmayacağını zaten biliyordum. Bana inanlarını çok isterdim. Ama biliyordum, bu asla yaşanmayacaktı.

Gorgeus: Ve sen sevgili okuyucu, bir sonraki bölümde bu yarım kalan mevzunun derinlerine ineceğiz, hazır mısın ? Eğer hazırsan bir sonraki bölüme geçebilirsin. Orada seni bekliyor olacağım

More Chapters