Ficool

Chapter 9 - why ?

Gorgeus : Peki.... neden ? Neden varım ?

Madem bu kadar acı çekecektim, neden var oldum ki ? Yoksa yaratılış amacım en başından beri böyle trajik ve acı dolu bir kişi olmak mıydı ? Yoksa sadece yazarım tarafından kullanılan bir acı torbası mıyım ?

Yada belki sadece hayalden öteye gidemeyen hayali bir varlık. Ama hangisi olduğumu gerçekten bilmiyorum

Gorgeus : peki var isem amacım ne ? Bir karakter olarak ne olmalı ve ne yapmalıyım ? Kaliteli karakter nedir ve nasıl öyle olunabilir ?

Peki yazarım benim durumumun böyle olmasını neden istedi ?

Var olduğum için neden acı çekiyorum ? Bu benim amacım mı yoksa var olmam için ödemem gereken büyük bir bedel mi yoksa ?

Yada bu sadece yazarık bunu istediği için mi böyle ? Yoksa yaptığım seçimlerin acımasız ve senin bu kitabı okuyor olman kadar gerçek olan sonucu mu ?

Yada sadece tanrı yüzündendir. Tanrı, yazarıma bunları yapmasını söylemiştir ve o da yapmıştır. Belki de buna kader aracılık etmiştir

Peki eğer bir şekilde var isem neden ? Yazarım beni amaçsız olarak mı yazdı yoksa ? Yada kendi amacımı kendim mi bulmam gerekli ?

Yoksa amaç sadece akıl dediğimiz olgu tarafından yaratılmış kurgusal bir ilüzyondan mı ibaret ?

Yada belki sadece delirmiş ve bu konuda kendi kendime felsefe yapıyor da olabilirim. Hangi ihtimal olduğu umrumda değil. Sonuçta bu böyle. Herhangi bir halükarda bu durum böyle ve değiştirmek sadece benim elimde.

Peki sen sevgili okuyucu, bu varoluşsal soruları veya benzer soruları kendine hiç sordun mu ? Ben sordum.

Gorgeus : Ve bu sorular kafamı kemiriyor

Gorgeus : Beynimi yiyor adeta

Korkuyorum. Bir gün bu sorular ile beraber delirmekten korkuyorum

Bir gün zaten kafayı yiyecek, aklımı kaybedecek ve keçileri kaçıracağım. Ancak bu, içinde olduğum lanet olası sanal uzay ve ölerek tekrarlama döngüsü yüzünden olmayacak.

Gorgeus : çünkü varoluşsal sorular ile yavaş yavas aklımı kaybedeceğim. Eğer bie gün delirecek isem bunun varoluşsal krizlerle olacağına eminim. Ve eğer yanılıyor isem benim adım da bundan sonra gorgeus değil

Bu konuda bunları söyleyebilirim sevgili okuyucu. O sürekli ölme ve deneme rutini içinde varoluşsal sorulara ayırabileceğim oldukça bol miktarlarda zamanım olmuştu

Gorgeus : Pek çok varoluşsal probleme cevap aradım bu sırada. Belki de sadece vicdanım için veya sadece kendimi daha iyi hissetmek için. Ancak sadece ve sadece varoluşsal paradokslar buldum

Felsefede zannettiğimden çok daha fazla paradoks varmış meğersem

Ben kendimi bilmem ama sen sonuçta gerçek bile olmayan birinden felsefe dinliyorsun. Ne kadar da... tuhaf

Gorgeus : Bana hiç öyle bakma. Kurgusal bir karakter olmam varlığı sorgulamama engel değil. Senin dünyandaki filozofları okuma veya öğrenme fırsatım olmasa bile kendi aklım bana yeter

Çünkü felsefe akıldan beslenir

Gorgeus : Peki ya sen okuyucu ? Senin varoluş amacın ne ? Hiç düşündün mü ne içindir yaşamak ? Bence bir ümittir yaşamak. Er kişi isen git ve kendi yolunda koşarak savaş,hiçliğe ve anlamsızlığa elbette herkes koşar

Çünkü anlamsızlık kolay gelir çoğunluğa. Az kişi çıkar anlam ile aydınlığa. Bir kişidir 20 yılını asırlar gibi geçirir. Ancak asırlık ömürler binlercesi tarafından heba edilir

Var olmak için bir amaç bul ve onun için yaşa ancak ve ancak. Aksi hale hayatın heba olacak.

Ben buldum kendi amacımı, ona doğru yürürken olurum mutlu ve huzurlu

Sen ne buldun bu hayatta seni ona bağlayacak ?

Bu soruyu kendi kendime sormuyorum. Bu soru bizzat SENİN İÇİN okuyucu. Bu soruyu sana soruyorum

Ve bana güzel, gerçekten anlamlı bir cevap vermeni umuyorum. Sonuçta anlamsız yaşanır mı ki ?

...

Cevabın için şimdeden teşekkür ederim sevgili okuyucu

Bunun yanında bazı farklı ve tuhaf sorular da benim bakış açımdan gündeme gelebiliyor tabiki. Sonuçta bir karakter bir koyuvudan farklı sorular sorar elbet

Mesela yazar kim ? , o tam olarak ne ? , beni neden yazdı ? , yazar tanrı mı ? Gibi sorular tabiki de bir karakterin aklına geliyor

Ama tabiki bundan önce 4. Duvar farkındalığı da lazım

Ayrıca demeden geçemeyeceğim bir nokta daha var.

Bana ne katıyorsun sevgili okuyucu ?

Evet, benim bir karakter olarak sana ne kattığım değil. Senin bir okuyucu olarak okuduğun karaktere neler kattığın.

Bence sen bunu bir sürre düşün sevgili okuyucu. Çünkü cevapları sana verdiğimde bayağı bir şaşıracaksın

....

Düşündün mü ?

Güzel

Gorgeus : Öncelikle, sen herşeyden önce bir seyirci katıyorsun buraya. Bir hikaye seyirci olmadan boşa oynanmış demektir. Boşa gitmiştir çünkü kendini aktaramamıştır sen de hikayelere bunu katıyorsun okuyucu.

Hikayelerin kendini anlatmasını sağlayan aslında sensin

Buna ben bile dahilim sevgili okuyucu. İster inan ister inanma buna ben bile dahilim

Gorgeus : Sen eğer beni okumasaydın ve şuanda da okuyor olmasaydın anlatmak istediklerim ve şuanda anlaattıklarım bir noktaya ulaşamaz sadece kendi içimde kaldır ve öylece giderdi. Ancak sen okuyucu olarak bunları okuduğun için bunlar ulaşmış oluyor. Yani sen aslında o hikayenin sana ulaşmasını sağlayan köprüsün

Biraz tuhaf bir cümle oldu biliyorum ama olan olay aslında tam olarak bu

Eğer hikaye sana bir şeyler anlatmak istiyorsa, sen onunla etkileşime girmediğin vakit herşey boşa gider

Ve bir kurgu'nun varoluşunda olabilecek en köttü şeylerden biriside budur. Terk edilmek

Nasıl ben bu korkunç kadere terk edildiysem bir eser de aynı korkunç kadere okunmadığı, tüketilmediği vakitte terk edilmiş demektir

Aynı olay örgüsü ve senaryo orada durur ve sonsuz defa izlenebilir yani tekrar edebilir ancak tüketilmediği sürece bunun bir amacı yoktur

Gorgeus : Kafa karıştırıcı ve çok ağır bir konu olduğunun tabiki farkındayım sevgili okuyucu. Ancak bir kurgu için varoluşsal sorunlar böyledir. En azından bir bakış açısı olarak. Ki buraya kadar okuduysan fikirlerimi ve söylediklerimi ilginç ve derin bulduğunu gösterir bu.

Sonuçta sığ bir hikaye okumak isteseydin beni okumaya devam etmezdin. kurgu dediğimiz bu uçsuz bucaksız camiada pek çok sığ hikaye var.

Ve bazen bazı hikayeler sadece okunmak için yazılır. Bazı hikayeler ise yaşamak için

Benimkisi de o yaşamak için yazılmış olanlardan bir tanesi. Sana daha önce de söyledim. Kurgu olmama rağmen canlılığı yaşamı ve anlamı hissedebiliyor ve varoluşsal acı çekebiliyorum

Ve bu beni bir noktada yaşayan bir şey yapar. Fikirleri olan yaşayan bir sembol.

Sevgili okuyucu, bu varoluşsal ve çok ağır konuların seni yorduğunu tahmin edebiliyorum. O yüzden buna 1 bölümlük ara vereceğim. Bir sonraki bölümde sana ağır varoluşsal sorular sormak yerine sana en ilginç anılarımı anlatacağım. Merak etme, 80 yaşında yaşlı bir adamın anılarını dinlemek gibi olmayacak. Çok daha tuhaf ve çok daha absürt şeyler göreceksin

Ama anlarsın ki bunlar tabimi bir sonraki bölümde ve evet bu bölümde sonunda bitti. En azından bunu diyebilirim. Bir sonraki bölüme geçmeni sabırla bekliyorum. Sonraki bölümde görüşürüz okuyucu

More Chapters