Ficool

Chapter 4 - Hayaline Açılan Kapı

Julia telefonu aldı, numarayı çevirdi ve kısa bir konuşma yaptı. Konuşmanın sonunda yüzünde umutlu bir ifade belirdi.

"Tamam, arkadaşım hâlâ birini arıyor. Eğer istersen yarın ofise uğrayıp fikirlerini gösterebilirsin."

Hazal teşekkür etti. O an, yıllardır hissetmediği bir duygu kalbine doldu: umut. Dean arka planda ona cesaret veren bir bakış attı, Julia ise hafifçe gülümsedi.

Ertesi sabah, Hazal heyecanla ofisin yolunu tuttu. Julia arabayı kullanırken, Dean arka koltukta çocuklarla ilgileniyor. Dean, Perla ve Ilgaz'ı kol kola tutup onları teselli edercesine gülümsedi. Ilgaz elini salladı, Perla neşeyle annesine bakıyordu. "Görüşürüz anne!" diye seslendi Ilgaz. Hazal, arabanın camından minik ellerin sallanışını izlerken kalbinde hem sevgi hem de kararlılık hissetti; artık kendi hayatının ilk somut adımlarını atıyordu. Defterini sıkıca kavradı ve onlara el salladı.

"İyi eğlenceler!" dedi Hazal, hafif bir gülümsemeyle. Araba uzaklaştıkça sessizlik bir an için onu sarstı ama derin bir nefes alıp odaklandı; şimdi iş görüşmesinin zamanıydı.

Ofise adım attığında modern mobilyalar, geniş pencereler ve parlak ışık Hazal'ı hemen etkiledi. Derin bir nefes aldı, projelerini gözden geçirdiği defteri sıkıca tuttu. İçeri çağrıldığında, tasarım müdürü onu sıcak bir şekilde karşıladı. Hazal önce kendini tanıttı, ardından defterini açtı ve önceki projelerinden örnekler gösterdi.

Defterini açarken parmakları hafifçe titriyordu; sayfalar arasındaki eskizler, renk paletleri ve üç boyutlu çizimler birer birer gözlerinin önüne geldi. Tasarladığı mekânların her köşesini hayalinde canlandırdı: sabah güneşiyle ışığın pencereden süzüldüğü salon, ferah ve huzurlu bir yatak odası, misafirleri sıcak karşılayan bir antre…

Müdür deftere eğilmiş, çizimleri dikkatle inceliyordu. Hazal'ın kalbi hızla çarpıyor, heyecan ve gerginlik arasında gidip geliyordu. Her sayfayı çevirirken içinden "Bunu beğenecek mi?" diye fısıldıyordu.

"Bu odalarda ışığı ve ferahlığı ön plana çıkarmayı amaçladım," dedi; sesinde kararlılık ve hafif bir titreme vardı. "Malzemeler ve renk seçimleriyle insanlara hem estetik hem de huzur sunmak istiyorum."

Müdür başını salladı, birkaç detayı gözleriyle işaret etti. Hazal kendini daha da açarak fikirlerini anlattı: "Örneğin buradaki pencereleri biraz daha genişletmek, gün ışığının derinlere ulaşmasını sağlar. Salonun bu köşesinde kullanacağım açık tonlar mekânı olduğundan daha geniş hissettirecek…"

Her cümlesiyle Hazal'ın heyecanı ve tutkusu karşısındakine geçiyordu. İçinde, uzun zamandır hissetmediği bir umut ve özgüven dalgası yükseliyordu. Bu an, onun için sadece bir iş görüşmesi değil, aynı zamanda yeni bir başlangıcın kapısıydı.

Müdür, çizimleri incelerken başını onaylarcasına sallıyor, bazı fikirleri not alıyor, bazılarını ise detaylı tartışmak istiyordu. Hazal, her soruya net ve özgüvenli yanıtlar verdi; Julia, Dean, Ilgaz ve Perla'nın desteğini ise kalbinde hissediyordu.

Sunumun sonuna geldiğinde derin bir nefes aldı. Müdür bir süre sessizce çizimlere baktı, ardından başını kaldırıp ona gülümsedi.

"Gerçekten etkileyici," dedi.

"Mekânları sadece tasarlamakla kalmamış, onlara ruh katmışsınız. Işık kullanımı ve ferahlık yaklaşımınız çok başarılı. Burada kesinlikle fikirlerinizi görmek isterim."

Hazal'ın gözleri parladı; kalbindeki heyecan ve sevinç bir anlığına nefesini kesmişti. Uzun zamandır hissetmediği bir sıcaklık yayıldı içine. Bu, sadece bir iş onayı değil, kendi yeteneğine ve kararlarına duyduğu güvenin bir işaretiydi.

"Teşekkür ederim," dedi Hazal, sesi hafifçe titreyerek ama kararlılıkla.

"Beni böyle bir fırsatla değerlendirdiğiniz için minnettarım."

İçten bir nefes aldı. Yıllardır hissetmediği bir heyecan ve umut kalbine doluyordu. Bu, yeniden başlamak için attığı en güçlü adımdı.

More Chapters