Ficool

Chapter 140 - Sessizlik katmani

Suko uzun süre sessiz kaldı.

Sessizlik Katmanı'nda artık hiçbir yasa konuşmuyordu.

Fizik susmuştu.

Boyut susmuştu.

Kavramlar susmuştu.

Ontoloji susmuştu.

Anlatı susmuştu.

Mutlaklık bile kendi sınırlarına çekilmişti.

Karanlığın içerisinde yalnızca Suko, Fyora ve Toge vardı.

Suko sonunda konuştu.

"Burası Sessizlik Katmanı."

Sesi yükselmedi.

Ama sözleri herhangi bir yankıya ihtiyaç duymadan karanlığın içerisinde yayıldı.

"Burayı anlamak için önce şunu anlamanız gerekiyor."

Suko etrafındaki sonsuz karanlığa baktı.

"Burası boşluk değil."

Fyora ve Toge sessizce dinliyordu.

"Boşluk dediğiniz şey bile bir tanıma ihtiyaç duyar. Bir sınırı vardır. Bir konumu vardır. Bir anlamı vardır. Eğer bir şey boşluk olarak tanımlanabiliyorsa, artık tamamen tanımsız değildir."

Suko elini kaldırdı.

Karanlığın içerisinde küçük bir ışık oluştu.

"Burası ise boşluk değil."

Işık söndü.

"Burada hiçbir şeyin tanımlanması zorunlu değildir."

Suko yürümeye başladı.

Adımları herhangi bir zemine basmıyordu.

"Bu katmanda fizik yasaları çalışmak zorunda değil."

Bir an durdu.

"Çünkü fizik, varlığın nasıl hareket edeceğini açıklayan sistemdir."

Bir başka adım.

"Boyutlar çalışmak zorunda değil."

"Çünkü boyut, varlığın hangi yapıda bulunduğunu belirleyen sistemdir."

"Bu katmanda kavramlar da zorunlu değildir."

"Çünkü kavramlar, var olan şeylerin ne anlama geldiğini belirler."

Suko'nun gözleri karanlığın içerisinde hafifçe parladı.

"Ontoloji ise varlığın kendisini açıklamaya çalışır."

"Anlatı, bütün bunları bir hikâye içerisinde düzenler."

"Mutlaklık ise bunların üzerine kurulabilecek en yüksek düzenlerden biri hâline gelir."

Suko durdu.

"Fakat Sessizlik Katmanı bunların hiçbiri değildir."

Fyora hafifçe başını kaldırdı.

Toge sessizce Suko'yu izliyordu.

Suko devam etti.

"Bu yüzden buraya Sessizlik Katmanı deniyor."

"Burada sessizlik, sesin olmaması anlamına gelmez."

"Buradaki sessizlik, hükmün olmamasıdır."

Karanlıkta hiçbir şey hareket etmedi.

"Bir yasa bir şeyi zorunlu kılar."

"Bir kavram bir şeyi tanımlar."

"Bir boyut bir şeyi konumlandırır."

"Bir ontolojik yapı bir şeyin nasıl var olduğunu belirler."

"Bir anlatı bir şeyin hikâyesini oluşturur."

"Mutlak bir düzen ise bütün bunların üzerinde kendi sınırlarını belirler."

Suko başını çevirdi.

"Burada ise bunların hiçbirinin zorunluluğu yok."

"Bu yüzden sessiz."

Bir süre kimse konuşmadı.

Suko devam etti.

"Buraya kadar gördüğünüz bütün yasalar aslında tek bir şeyi gösteriyordu."

Fyora ve Toge dikkatlerini tamamen Suko'ya çevirdi.

"Her sistemin bir sınırı vardır."

"Fizik kendi sınırlarına sahip."

"Boyut kendi sınırlarına sahip."

"Kavram kendi sınırlarına sahip."

"Ontoloji kendi sınırlarına sahip."

"Anlatı kendi sınırlarına sahip."

"Mutlaklık bile kendi sınırlarına sahip."

Suko'nun bakışları karanlığın derinliklerine yöneldi.

"Ve bir sistemin sınırı olması, onun zayıf olduğu anlamına gelmez."

"Tam tersine."

"O sistem içerisinde var olan her şey için o sınır gerçektir."

Suko elini indirdi.

"Bir varlık fiziğin içerisinde doğmuşsa, fizik onun için gerçektir."

"Bir varlık boyutlara bağlıysa, boyut onun için gerçektir."

"Bir varlık kavramlara bağlıysa, kavram onun için gerçektir."

"Bir varlık ontolojik bir temele sahipse, ontoloji onun için gerçektir."

"Bir varlık anlatının parçasıysa, anlatı onun için gerçektir."

"Fakat bir sistemin gerçek olması, onun her şey için geçerli olduğu anlamına gelmez."

Suko'nun sesi daha da sakinleşti.

"İşte benimle bu sistemler arasındaki fark burada."

"Ben bu sistemlerin içerisinde doğmadım."

"Fizik beni oluşturmadı."

"Boyut beni oluşturmadı."

"Kavram beni oluşturmadı."

"Ontoloji beni oluşturmadı."

"Anlatı beni oluşturmadı."

"Mutlaklık bile beni oluşturmadı."

Suko bir an sustu.

"Ben bunların bir sonucu değilim."

Karanlıkta hiçbir ses duyulmadı.

"Bu yüzden beni bu sistemlerin içerisindeki kurallarla ölçmeye çalıştığınızda sonuç alamazsınız."

"Çünkü bir şeyin sınırını kullanarak, o sınırın dışında bulunan bir şeyi tanımlayamazsınız."

Suko'nun arkasında sonsuz karanlık uzanıyordu.

"Fakat Sessizlik Katmanı'nın anlamı yalnızca benimle ilgili değil."

Fyora ve Toge birbirlerine baktı.

Suko devam etti.

"Burası bütün bu düzenlerin birbirinden ayrıldığı yerdir."

"Fizik burada susar."

"Boyut burada susar."

"Kavram burada susar."

"Ontoloji burada susar."

"Anlatı burada susar."

"Mutlaklık burada susar."

"Çünkü hiçbirinin diğerine hükmetmesi gerekmez."

Suko gözlerini kapattı.

"Burada bir şeyin var olması için mutlaka açıklanması gerekmez."

"Bir şeyin gerçek olması için mutlaka tanımlanması gerekmez."

"Bir şeyin varlığı için mutlaka bir yasa tarafından desteklenmesi gerekmez."

Gözlerini yeniden açtı.

"Ve en önemlisi..."

Suko'nun sesi ilk kez daha ağır çıktı.

"Burada hiçbir şey, yalnızca bir sistem öyle söylediği için var olmak zorunda değildir."

Sessizlik Katmanı daha da derinleşti.

Toge sonunda konuştu.

"Peki burası neden var?"

Suko ona baktı.

"Bunu yanlış soruyorsun."

Toge sustu.

Suko devam etti.

"'Neden var?' sorusu bile bir nedensellik ilişkisi gerektirir."

"Burada ise neden-sonuç bile zorunlu değil."

Fyora'nın bakışları değişti.

Suko:

"Bu yüzden Sessizlik Katmanı'nın bir sebebi olmak zorunda değil."

"Bir amacı olmak zorunda değil."

"Bir başlangıcı olmak zorunda değil."

"Bir sonu olmak zorunda değil."

"Ve onu açıklayacak daha yüksek bir sistem olmak zorunda değil."

Suko karanlığın içerisine baktı.

"Burası, sistemlerin açıklama zorunluluğunun sona erdiği yer."

Bir süre sonra Suko yeniden konuştu.

"Fakat yanlış anlamayın."

"Ben Sessizlik Katmanı değilim."

Fyora'nın gözleri hafifçe açıldı.

Suko devam etti.

"Ben yalnızca burada bulunabiliyorum."

"Bu katman beni yaratmadı."

"Beni tanımlamadı."

"Beni buraya yükseltmedi."

"Ben buraya ait olduğum için burada değilim."

"Burada olduğum için de Sessizlik Katmanı'nın bir parçası değilim."

Suko arkasını döndü.

"Bu ayrımı anlamanız önemli."

"Çünkü bir şeyin dışında bulunmakla, o şeyin üstünde bulunmak aynı şey değildir."

Karanlıkta uzun bir sessizlik oluştu.

"Benim için Sessizlik Katmanı bir sınır değil."

"Bir seviye değil."

"Bir boyut değil."

"Bir kavram değil."

"Bir ontolojik yapı değil."

"Bir anlatı değil."

"Bir mutlak düzen değil."

Suko son kez çevresine baktı.

"Burası sadece bütün bunların sessizleştiği yer."

"Ve siz burada bulunduğunuz sürece, hangi sistemin sizi tanımladığını değil..."

Suko'nun bakışları Fyora ve Toge'ye yöneldi.

"...hangi sistemin dışında kalabildiğinizi anlamaya başlarsınız."

Karanlık yeniden tamamen sessizleşti.

Bu kez hiçbir yasa ortaya çıkmadı.

Hiçbir kavram belirmedi.

Hiçbir anlatı konuşmadı.

Hiçbir mutlak düzen cevap vermedi.

Çünkü Suko'nun açıklamasından sonra Sessizlik Katmanı'nda açıklanacak başka bir şey kalmamıştı.

More Chapters