Ficool

Kraliyet ailesinin son üyesi

Yusuf_Arda_Gülmez
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
174
Views
Table of contents
VIEW MORE

Chapter 1 - İsimsiz

Gözümü açtığımda herşey bitmişti. Öyle yalanda bitmek değil gerçekten bitmekten bahsediyorum. Beyaz bir ışığın altında diz çökmüş bir haldeydim. Ne olduğunu hatırlamıyorum en son ailem ile beraber yemek yiyordum ve şuan bütün vücudumdan kan akarken diz üstü çökmüş bir sekilde duruyordum.

Bu arada o beyaz ışık aslında bir insanmış. Yada insan diyebilirsen. Kanatları bir meleğinki gibi saf ve ilahi bir beyazlık ile parlıyordu.

O an anladım o oydu. Çocukluk arkadaşım. Komşu krallığın prensesi Sofia.

Şaşkın bir şekilde ona bakarken bilincin sonunda tamamen yerine geldi. Şok etkisinden kurtuldum ve etrafı inceledim.

Gördüklerim tek kelime ile korkunçtu sarayımın bahçesindeydim ama güzel ve şık bahçe şuan yıkılmış sarayın molozları ile doluydu. Kraliyet sarayı yıkılmıştı. En kötüsünü arkamı döndüğümde gördüm.

Ailem. Babam,Annem,Kız kardeşlerim,Abim. Hepsinin kafası bir kazığa geçirilmiş sergileniyordu. Bu topraklara yüzlerce yıldır hüküm süren aile yıkılmıştı.

Tekrar önüme döndüm. Sofia'a baktım ve bağırmaya başladım. Sesim öfkeden yırtılıyordu.

"Bu ne demek oluyor Sofia."

Bakışlarım korkunçtu. Tek kelime ile korkunçtu. Sofia buna hiç aldırmadı. Bana sanki günahkar bir ailede doğduğum için acıyormuş gibi bakıyordu. Ama cevap vermedi. Sadece bana baktı. Bakışlarında eğlence gördüğüme yemin edebilirim. Yeniden bağırdım.

"Cevap ver lanet olasıca. Aileme neden saldırdın?"

Sonunda ağzını açtı. Sesi bir meleğinki kadar güzeldi. Aşık olduğum sesti.

"Neyi açıklamamı istiyorsun? Şeytanla anlaşma yapan babandı. Bunu bilmediğini söyleme sakın. Çünkü bütün ailenin zaten hain olduğu kanıtlandı. Şimdi masum numarası yapma Arda."

Söylediklerini sindirmem dakikalar sürdü. Bu sırada Sofia yere inmişti ve kanatları kaybolmuştu. Gözlerim kararıyordu.

*Şeytanla anlaşmamı? Ne saçmalıyor?*

Diye düşündüm. Sonra babamın son zamanlardaki garip davranışları aklıma geldi. Sanki düşünceleri yokmuş gibiydi. Başka biri gibiydi. Bunları hatırlayınca tekrar kafamı kaldırdım ve Sofia'nın yüzüne baktım.

"Beni neden hemen öldürmedim. Bunları görmeyi hak edecek ne yaptım?

Diye sordum. Sesim hala titriyordu. Ailemin cansız ve kazıktaki görüntüsü kalbimi acıtıyordu. O sırada Sofia yine konuştu.

"Çünkü sen şeytanla anlaşma yapmana rağmen beni seviyorsun. Bunu görüyorum sana bizim asla beraber olamayacağımızı yıllardır söylüyorum ama pes etmiyorsun. Seni öldürmeden önce cevabını duymak istiyorum. Söyle,neden beni seviyorsun? Neden ailenin ölüm sebebi olmama rağmen bana o gözlerle bakıyorsun?"

Durdum ve bir yalan düşündüm. Ama yalan söylemenin anlamı yoktu. Bunu zaten anlardı. Özel birşey değil. O zaten beni açık bir kitap gibi okuyabiliyor.

"Kader...

Kader dedim. Bu dünyada her insan bir kaderle yani kusurla doğar. Benim kusurum sadece tek bir kişiyi sevebileceğimdi. Babam,Annem, kardeşlerim. Hiçbirini sevmedim. Sadece Sofia'yı sevdim.

"Benim kaderim sadece bir kişiyi sevebilmek. O da sensin. Senden nefret etmek istiyorum ama yapamıyorum. Seni sevmeyi bırakamıyorum."