Ficool

Yıkım Yolu

Mikaelaa
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
278
Views
VIEW MORE

Chapter 1 - Yağmur Altında Başlayan Efsane

Hayatta olmam ile olmamam arasında ki fark nedir?

...

Rain ailesi tarafından sevilmeyen ve sürekli dışlanan bir çocuktu, daha doğrusu varlığı bile kabul görmüyordu. Çünkü ebeveynlerinin birlikteliği tamamen aile çıkarları üzerineydi ve çocuk sahibi olmayı iki tarafta istemiyordu. Ama bir gece olan oldu ve sonucunda Rain doğdu.

Bir süre ona bakma zorunluluğu hissettiler bu sebepten ötürü Rain şu anda hayatta... ama yakın zaman önce her ikisi de gerçek yüzünü açığa çıkardı ve ona hem sözlü hem de fiziksel şiddet uygulamaya başladılar. O kadar ileri gitmişlerdi ki küçük çocuk kan kusmaya başlamıştı.

"Lanet olsun size, hepinizden nefret ediyorum. Hepinizi geberteceğim" diye söylendi kendi kendine-

Dinle lanet olası velet seni öldürmüyoruz çünkü bunu yaparsak muhtemelen ikimizde zindanlarda çürürüz. Ancak bu sana zarar vermeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

Ben ne yaptım size? Benim suçum ne?

Varlığın...

Ne?

Duydun işte senin aslında hiç var olmaman gerekiyordu. Ancak o gün olan ufak bir hata yüzünden sen doğdun.

Dışarıda yağmurun şiddeti iyice artmıştı. Rain düşünme yetisini kaybetmeye başladı, hiçbir şeye odaklanamıyordu. Birden bire ayağa kalkıp kapıya yöneldi ve koşmaya başladı.

Bekle nereye gittiğini sanıyorsun eğer ki buradan ayrılırsan çok geçmeden ölürsün.

Bu sözlerin ardından Rain kapıda durdu ve

"İyi ya sizin yanınızda olmaktansa ölürüm daha iyi, sakın peşimden gelmeyin iblisler." dedi ve koşmaya devam etti..

Yüzüne düşen soğuk su damlaları onun dikkatini oldukça dağıtıyordu. Öyle ki hangi yöne koştuğunu bile bilmiyordu. Uzun bir koşuşturmacanın ardından nihayet kasabadan uzaklaşmıştı. Yorgun düşen Rain bir ağacın altına çömelip aklını toparlamaya çalıştı.

Şimdi ne yapacaktı? Nereye gidecekti? Kime güvenecekti? Kime güvenmeyecekti?...

Aklında pek çok soru vardı ancak düşünmeye vakti yoktu.

Sonuçta güvenli alanın dışındaydı ve etrafı her an canavarlarla sarılabilirdi. Ayrıca insan yerleşkesi olmayan topraklar içinde her türlü suç serbestti. Ne tür insanlarla karşılaşacağı belli değildi.

Etrafı incelerken bir mağara girişi fark etti. Yağmurdan korunmasının tek yolu buymuş gibi görünüyordu bu sebepten ötürü ayağa kalkıp hızla mağaraya yürüdü. İçeri girince karşılaşacağı aklının ucundan bile geçmeyecek türden birine rastladı. İnsana benziyordu. Altın sarısı saçları ve gözleri olan küçük bir erkek çocuğu, onu insan olmaktan alıkoyan tek şey boynuzlarıydı.

Başını kaldırdı ve doğrudan Rain'in gözlerinin içine baktı. Rain her ne kadar ürpersede geri adım atmadı ve sakince ona doğru ilerledi.

Etkileyici bir gösteriydi insan, ruhsal baskıma karşı koyup buraya kadar geldin adın nedir?

Rain.

Soyadın yok mu?

Artık yok, bazı sebeplerden ötürü kullanmayı bıraktım.

Bir insan çocuğu için çok zor durumdasın sana yardımcı olmamı istermisin?

Olur, bu arada senin adın nedir?

Ryou, adı unutulmuş bir haneden geriye kalan tek kişiyim.

Bu sözlerin ardından Rain küçük adımlarla Ryou'ya yaklaştı ve yanına oturdu.

Biliyormusun yaklaşık bir saat öncesine kadar keşke ölsemde bu insanlardan kurtulsam demiştim, o ana kadar pek çok ölümcül durumla yüz yüzeydim ama şuanda yaşıyorum, buradayım- tanrılar ölmemi istemiyor anlaşılan..

Tanrılar sözlerime karşılık vermiş olmalı.

Ne? Nasıl yani?

Klanımdan sürgün edildikten sonra tanrılara dua ettim yanıma beni anlayacak, benimle benzer şeyler yaşamış birini göndermelerini istedim. Çünkü yanlız kalmaktan nefret ediyorum...

İkisi arasında ki sohbet uzadıkça Ryou'da gücünü toplamış ve Rain'e orta düzey şifa büyüsü yapmaya başlamıştı. Aradan saatler geçti, yağmur nihayet dinmişti.

Sonunda yağmur dindi şimdi ne yapacağız?

Luxon'a dönemem onun haricinde buraya en yakın yer Maceracılar Şehri Athelgard.. Şimdilik Athelgard'a gidelim mi? Gerisine sonra bakarız.

İyi madem istediğin gibi olsun Ryou, Rain'in daha önce hiç görmediği bir büyü ile bir çift kıyafet ortaya çıkardı.

Ben arka tarafta üstümü değişip geleceğim. İstersen sen de değiştir, bu halde uzun süre kalmamanı tavsiye ederim. Hastalanabilirsin.

Pekala, kıyafetler için teşekkür ederim.

Önemli değil...

...Sahi şehre gittiğimizde ne olacak boynuzlarından ötürü insanlar sana karşı düşmanca bir tavır sergileyebilir..

Endişelenme yakın zamanda köken gizleme adında yeni bir büyü geliştirdim bu büyü sayesinde boynuzlamı gizleyebiliyorum.

Vayy çok kullanışlı görünüyor.

Elbette öyle sonuçta diğer klanlar tarafından da kabul edilmedim. Muhtemelen onlardan farklı olduğum için..

Büyük Güneş Tahtı Vadisi'nden geçerken pek çok canavarı katlettiler. Ama sonunda şehre ulaşmışlardı. Ryou büyüyü aktifleştirdi. Ve giriş için sıraya geçtiler-

Rain bu kadar kısa sürede hiçkimseyle bu kadar samimi bir dostluk kurmayı beklemiyordu, onun için tamamen süpriz olmuştu.

...

Üzgünüm çocuklar ama boş tek bir oda kaldı, isterseniz süze ayarlayabilirim.

İyi madem pek çok han gezdik hepsi aşağı yukarı aynı durumda..

Haklısın, artık dönüp dolaşmaktan sıkıldım.

Tamamdır alıyoruz.

İşte çocuklar bu odanın anahtarı ileriden koridorun sonunda ki kapı-

Teşekkür ederiz kolay gelsin.

Odaya yerleştikten sonra nihayet soluklanabilmiştik.

Kafa dağıtmak için ne yapabilirim diye düşünürken Ryou'nun altın sarısı saçlarını gözüme kestirdim ve görünen o ki o da epey sıkılıyordu. Bir anda ayağa kalkıp yanına gittim, küçük ellerimle hafifçe saçlarını karıştırmaya başladım.

İlk başta biraz garipsedi ve çekingen davrandı muhtemelen bunu yapmamı beklemiyordu ama donra buna alışmış gibiydi. Sanki kontrolünü kaybediyormuş gibi görünüyordu. Rüzgarın hafif esintisi eşliğinde başını dizlerimin üstüne koydu.

Tükenmiş bir sesle "Bir süre sana yük olacağım, umarım anlayışla karşılarsın Rain" dedi. Ben cevap veremeden gözleri kapanmıştı.

Birkaç dakika sonra iç sesim konuşmaya başladı.

Yaşadığın onca şeyden sonra nasıl birine bu kadar çabuk bağlandın, aklım almıyor. Üstelik insan bile de- kes sesini dedim kendi krndime..

Daha yeni o iblislerin arasından kurtuldum. Seni dinleyecek durumda değilim. Bu sözlerimin ardından ortama büyük bir sessizlik çöktü. Duyulan tek ses rüzgarın hafif hışırtısıydı.

Hayatım bir anda rüyadan farksız bir hal aldı. Bu durum karşısında ne yapmam gerekiyor hiç bilmiyorum. Ancak bu gibi günlerin sonsuza dek sürmesini isterdim.

Çok geçmeden Rain'i bir ağırlık bastı ve uyuya kaldı. Uykusu o kadar derindi ki sanki zamanın dışında kalmıştı...