Ficool

Master's Slaves

Esrarlıturp
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
132
Views
VIEW MORE

Chapter 1 - Kölelik

Muhafız:Yeni gelen köleleri ne yapalım hanımım?

Dük:Onları yeni yaptığımız kulübelere yerleştir.

Muhafız:Elbette hanımım.

Anne baba neredesiniz. Bu insanlarda kim. Bana ne yapacaklar. Çok korkuyorum.

Muhafız:Sizi köpekler beni takip edin.

Önümdeki 2 adam aniden yürümeye başladı ben daha ne olduğunu anlayamadan onlara bağlandığım zincirler gerildi ve beni çekiştirmeye başladı. O ufak çekme kuvveti beni yere düşürdü ve korkudan ağlamaya başladım. Bana ne olacaktı. Tüm bu insanlar kimdi. Ben yerde yatarken daha önce konuşan muhafız hızlı bir hareketle yabıma yaklaşıp karnıma bir tekme attı.

Alexender:Aaghh!

Muhafız:Seni küçük haşere yerde yatmaya utanmıyor musun.

Canımın acısıyla ağlarken önümdeki köle arkasını dönüp beni kaldırmıştı.

Joshua:Sorun yok ufaklık, biz buradayız.

O kişi bana o kadar güven vermişti ki ağlamam bir anda kesildi. Muhafızın tekrar bana baktığını görür görmez yürümeye başladım. 200 metre yürüdükten sonra taşdan bir kulübeye vardık. Muhafız bize içeri girmemizi emrettikten sonra arkasını dönüp gitti. Kulübenin içi dışarıya nazaran daha sıcaktı yinede üşüyordum. Geri kalan muhafızlar üstümüze kapıyı kapatıp kapıya bir kilit vurdu. İçeride sadece 5 erkek kalmıştık. 2 kişi benden yaşça büyük diğer ikisi ise benim yaşlarımdaydı. İlk önce beni kurtaran kişi konuşmaya başladı.

Joshua:Korkmayın çocuklar biz yanınızdayız

Alexender:Burada ne oluyor? Sizler kimsiniz?Biz ni-

Joshua:Sakin ol ufaklık sorularını yavaş yavaş cevaplamaya çalışacağım.

Öncelikle biz Orion krallığında bulunuyoruz. Ve tahminlerime göre şuan bir dükün kölesi olarak satıldık.

Yaşıtım olan çocuklardan biri ağlamaya başladı.

Kent:Bize ne olacak? Ailemi özledim.

Odadaki kimsenin ona verecek bir cevabı yoktu.

Joshua:Bizi burada çalıştıracaklar. Tek bildiğim bu. Eğer dediklerini yapar ve sadık olursak yaşarız. Aksi takdirde öleceğimize eminim. Şimdilik sakin olalım ve yarın için hazır olalım.

Yapabildiğim tek şey ona bakmaktı. Yanımda bu kişilerin olması bana bir rahatlama hissi verdi ve bir anda esnedim.

Joshua:Belkide gerçekten uyumalıyız.

Birbirimize bakıp kafamızı sallamaktan başka birşey yapamadık. Hepimiz yorulmuştuk. Yatma işine gelince beklediğimizden zordu. Bu kulübede yatak yoktu taş zeminde yatmak zorunda kalmıştık.

Sabah daha gün ağarmadan kapının kilidinin açılış sesine uyanıp ayağa kalktık.

Muhafız:Hey sizi fareler hemen kalkıp hazırlanın sizi çalışacağınız yere götüreceğim.

Birbirimize bakıp onay verdik ve beraber dışarıya adım attık.