Ficool

KUMA SESSİZ ÇIĞLIK

Ebru_Öztürk_4984
7
chs / week
The average realized release rate over the past 30 days is 7 chs / week.
--
NOT RATINGS
258
Views
Synopsis
Babamın karşısına dikilmiştim, sesim titrek, yüreğim ağzımdaydı. “İstemiyorum baba, ne olur istemiyorum!” diye yalvarmıştım. Aldığım tek yanıt, yüzümde patlayan acımasız bir dayak ve ruhumu zehirleyen küfürler olmuştu. Gözlerimden yaşlar süzülürken, bir kez daha anladım ki bu evde benim bir söz hakkım yoktu; ben sadece bir eşyaydım, bir mal gibi alınıp satılan. Bu kaderi ben istememiştim. Ben daha çocuktum ki… Benim de hayallerim vardı. Okul defterlerimin arasına sıkıştırdığım, gizlice kurduğum hayallerim vardı. Okula gitmek, yeni şeyler öğrenmek, bambaşka bir hayat yaşamak istiyordum. Ev kadını olmak değil, hala sıralarda oturan, kalem tutan bir öğrenci olmak istiyordum. Benden yaşça büyük, saçlarına ak düşmüş bir adama kuma gitmek istemiyordum. Ben metres olmak istemiyordum, başkasının hayatına yara açmak istemiyordum. Benim yanacağım kadar, o adamın karısı da, çocukları da yanacaktı. Bu ateş, sadece beni değil, masum ruhları da yakacaktı. Ben 17 yaşında, yarın çocukken düğününde kovalamaca oynadığım adama kuma giden, kanatları koparılmış bir kuşum. Gözyaşlarımın tuzu yanaklarımı yakıyor, ruhumdaki yara hiç kapanmayacak bir iz bırakıyordu. Ben Zehra Yalın Yüreğim paramparçaydı; üzerine küllerimi üfleyip rüzgara savurmuşlardı, her bir zerrem farklı bir acıya savrulmuştu. Kanatlarımı benden koparıp, gökyüzüne uzanan tüm yollarımı kapatmışlardı. Keşke bir kuş olsaydım, kanat çırpıp bu erkek egemenliğinin baş döndürücü ağırlığından, bu çürümüş topraklardan çok uzaklara uçabilseydim. Ama bu da, tozlu raflarda unutulmuş bir hayalden ibaret kalmıştı. Beni henüz 17 yaşımdayken öldürmüşlerdi, kefensiz, sessizce toprağa vermişlerdi bedenimi. 17 yaşımdayken nefesimi kesip, hayallerimi birer birer çalmışlardı. Daha ne yapmıştım ki ben, bu kadar acımasızca, bu kadar hoyratça savrulmuştum hayatın en karanlık köşesine? Üç ay önceydi; Zehra’nın sarı yaprakları gibi düşmüştü yüreğime sevdiğim adamın ölümü. O zaman demiştim ki, “Hayatım bitti, çıkışım yok.” O acı, sanki ruhumu sonsuza dek hapsedecekti. Ama dün… Dün geldi kara haber, babamın dudaklarından dökülen zehirli kelimelerle. Yeni bir acının, yeni bir felaketin habercisiydi. Yaşadığım ve insanlığın yüz karası olan bu şehrin, en güçlü, en köklü aşiretlerinden biri olan Miran Aydın, beni kumalığa alıyordu. Oysa ben… Ben daha 11 yaşımdayken, bu adamın kendi düğününde arkadaşlarımla kovalamaca oynayan, kahkahalar atan küçük bir kızdım. O günleri hatırladıkça midem kasılıyor, ruhum bulanıyordu. Nasıl olurdu da çocukluğumun masumiyetinde koşturduğum bir adam, şimdi benim kabusum olacaktı? Babamın karşısına dikilmiştim, sesim titrek, yüreğim ağzımdaydı. “İstemiyorum baba, ne olur istemiyorum!”
Table of contents
VIEW MORE

Chapter 1 - kuma

" iyi okumalar "

İçim öyle sızlıyordu ki. keşke ruhumdaki ve içimdeki acılar da. bedenimdeki darbeler gibi geçip gitseydi. Ama işte bazen tek cümle, koca asırlık yıllarınızı çalıyordu; sizi yavaş yavaş sessiz sedasız bitiriyordur ben bitmiştim . bitirilmiştim hem de suçsuz yere beynimde tek bir düşünce dönüm duruyordu;

buradan kurtulmak. keşke kaçıp gidebilseydim uzaklara.. çocukken hep kadın egemenliğinin hüküm sürdüğü sadece kadınların olduğu bir yerde yaşamak isterdim saf temiz ve özgür ama olmuyordu bu da diger tüm hayallerim gibi, kırık bir rafa kaldırılmıştı üzerine tozlar bürünmüştü.

İçimdeki bu yangın ne Nusaybin' in tahrih taşları. Ne derik'in toprakları, ne savur'un zeytin agaçları ne gercüş ' bereketi ovaları, ne kızıltepe' nin düzlükleri ne de midyat'ın kadim sokakları söndürebilirdi. yıllardır doğu' da kaç kadının hayalleri yanıyordu ? mardin diyarbakır Urfa ve diğer kana susamış şehirler ve insanlar… onlar ki insanlıgı kendi karanlık arzularına kurban ediyorlardı.

Yeminler olsun ki mezapotmya,kadim topraklar çok güzel bir yerdir ama insanların acizligi göz doymazlıgı yakıyordu her yeri herkesi insanlar diğer insanları susturup kendi yüceliklerini ilan etmek her şeyi yapabilecek kadar zifiri kalplere sahiptiler ben de sadece o yanan kadınlardan biriydim tıpkı üzerine kuma olarak gidicegim bilmediğim kadın gibi kim isterdi ki' kim isterdi üstü kapalı bir metres olmayı bir erkeğin ikinci gölgesi olmayı zehirlerini akıtan gözlerimle kendi düşüncelerim de boguluyordum zaten nefes aldığım da yoktu tüm hayatım ve yaşam sevincimi ruhumdan söküp almışlardı.

Gelin

Kapının gürültüyle açılmasıyla irkildim gözlerimi kapadım sanki bu kan kırmısızı duvagın altında beni görmeyecekti içimde koca bir burukluk ve dindirilmeyen bir fırtına vardı sanki asla bitmeyecek beni sonsuza dek bu acıya mahküm edecekti. cıgerlerim bana nefes yollamayı unutmuş gibiydi Nefesim içimde kalıyordu ne alabiliyor ne verebiliyordum aklım allak bullaktı düşücelerim birbiriyle çarpışıyordu kafamın içinde ugultular yaratıyordu şu an bu kırmızı duvagın bir el olup bogazımı sıkıp beni öldürmesini istiyorum bana zorla giydirilen bu elbise benim bayaz kefenimiş gibi beni çok sıkıyordu yada ben kendimi çok sıkıyordum çünkü ruhum o kadar daralıyordu ki bedenim bu sıkışıklığı yansıtıyordu geriliyor ve korkuyordum bu durumda olmak rüyalarımın en korkuncunuda bile geçmişti kafamın ucunda kaçmak istiyordum gitmek istiyorum ben bunları yaşamak istemiyorum ama onun yere vura vura öfkeli adımlarla gelişi benim daha da çok titrememe ve korkmama neden oluyordu kulaklarım duymuyor gözlerim görmüyor agzım ise tek bir kelime dahi söylemeyecek kitlenmişti korkuyordum Allah' al canımı diye fısıldadım içimden hem onları hem beni kurtar bu azaptan önümde durdugun da iliklerime işleyen o korku beni buracıkta öldürebilecek reddeydi . korku ve endiş içimde filizlenirken ellerimin deli gibi tiredigini hissediyorum

Kalk onun sesi içimdeki korku filizini sulayıp büyütüyordu kökleri kalbimi kendine esir almıştı beynim ise kafamın içinde anlarınmlar veriyordu sanki beni uyarıyor kaçmamı söylüyordu sanki

Kalksana kadın tekrar uyarmasıyla olduğum yerden irkildim o kadar sertti ki sesi titiriyerek kalkmama neden oldu işte o an babama ve beni kuma veren herkese Allah bin belasını versin diye geçirdim içimden yüregim kor olmuş bitmişti nasıl bu gece ona istemediğimi söylesem ne olurdu dokunurmuydu yoksa azatmı ederdi

Bana bak kadın onun kızgın sesi ağlama isteğimi dahada ahada aşılayıp çoğaltıyordu allahım yardım et diye yakırdım içten içe beni yaktılar beni canlı canlı ateşe atmışlardı hiç mi düşünmediler hiçmi acımadılar ya babam o bir kez bile sevmedi beni ama bu denli benden nefretimi ediyordu on yedi yaşındayım ben on yedi on yedi yaşımda kuma ediyorlar beni allahım yardım et bana.

Ben bu geceki olacak igrenç gerdekten kurtulmak için plan yapmak yerine yarın ki fizik sınavına çalışmam gerekiyordu kuma olmak değil allahım bu nasıl bir sınamaydı sen bu eve bir bebek için geldin ama asla gözüme gözükme o bebek doğunca siktir olup bu evden gideceksin köşelerde ben ve narinin mutluluğunu izilyeceksin ?

Sözleri begnimde dolaşıp içimde bir zehir gibi yayılıyordu yüreğim bin bir parçaya ayrılmıştı sözleri cam parçasından bile keskindi tüm nefretini bana kusuyordu narinin herhalde üstüne kuma geldiğim kadındı kadıncağız kim bilir ne haldeydi şimdi. Ben istememiştim benim kalbim hala baran la doluydu aklım ise okulumla benim gözüm benden yaşça büyük ve evli olan bir adamda değildi benim haylermi baran ve okuma hayalerim süslüyordu bir adamın ikinci kuması olmak değil ben istemdimki B—ben istemedim y ye

Kes sesini duygu sömürüsü yapma ben çok iyi tanırım senin gibi orspuları sözümü kesti bıçak gibi olan sözleriyle kesip bagırmıştı keşke almasaydı beni keşke babam sevseydi beni. yemin ederim ki ben bir şey istememiştim sözleri o kadar iğrençtiki saframın kalkmasına neden olmuştu zehirli biberiye ok gibi birer birer yüreğime saplanıyor du o sözler yaralı olan yüregim artık bu olanları kaldıramıyordu ölmek istiyordum yüreğim gibi parçalara ayrılmak istiyordum şimdi soyun ve yatağa geç sadece utancımdan oracıkta ölebilirdim ben istemiyorum ben onunla birlikte olmak istemiyorum ben evli bir adamla birlikte olmak istemiyorum ben annemin kollarında olmak istiyorum ben daha çocuktum ki beynim acil durum sinyallerini bedenime gönderirken panikle agzımı açıp konuşmaya başladım lütfen yapma daha on yedi yaşındayım omuzlarım düşmüştü hıçkırıklarım arasında son bir kez umuda bağlanmıştım ama umutlarım da tükenmişti nefes alamıyordum hıçkırıklarım yüzünden belki boglup ölürdüm o ise daha iyiydi. Keşke bu igrenç durumu bu geceyi yaşamasaydım daha on yedi yılık hayatım çöp olmuştu tabi on bir yılık okul hayatımda bitmişti peki bu yılarımı beni yakanları affedebilecekmiydim hiç sanmıyordum ne ailemi ne de bu işe neden olanları Allah'a katında hakımı helal etmiyorum kuma olamayı kabul etmeden önce düşünücektin Zehra hanım.

Yine inelegici kelimeler kullanmıştı bilmiyordu ki haberimin olmadığını yoktu hem kalbimde de ona yer yoktu gerci olsada evli bir adamala asla olmaz

Bonyodan çıkana kadar hazır ol ben ise hiç dinlememiştim onu arkasını dönüp banyoya gitmişti sadece arakasından ağlamaya başlamıştım elimden ne gelebilridiki başımdaki kırmızı duvagı alıp odanın bir köşesine fırlatım

Acaba abim olsaydı beni kurtarımıydı yada baran beni seveydi o beni alırmıydı keşke hiç dogumasaydım keşke bu kaderime yazılan kara yazıyı sile bilseydim keşke kendi kaderimi kendim yazabilseydim keşke bu Kaderim Başaklarının eline geçmeseydi çünkü bu gerçekten çok korkunç bir şey

Agladıgım zeminden kalmaya çalışırken banyonun kapısından onu çıktığını gördüm yine bedenime korku kıranpları girdi yine yüreğim sızladı nefesim kesildi ben bu evli adamla ilişkiye girmek istemiyorum ıslanmış siyah saçlarından damlayan su damlacıkları keskin yüz hatlarından daireler çizerek buronz renginde olan karın kaslarına ilerliyor du birden utancımdan direk gözlerine diktim mavi gözlerimi bana öfke kusan o yeşil gözlere adeta bakışlarıyla bagzımı sıkmış öldürmüş gibi hissettiriyordu

Ben sana ne dedim içime koca bir korku yerleşti beni tek hareketle kaldırıp ayakta durmam için zorlarken ayağıma dolanan kefene benzeyen o elibise beni oldukca zorlamıştı beş dakika sadece başdaka veriyorum seni bekleyemem beni bıraktığında düşmemek için kendimi zorluyordum

Başım zonkluyordu ağlamamak için kendimi oldukça zorluyordum hıçrııklarımı yutuyordum ses çıkarmak istemediğim için göz yaşlarımı ellerimle siliyordum bakışlarımı yere sabitliyordum adeta orada kaybolmak için sonra ellerimi bayaz elbisemin arkasında olan fermuranın olduğu yere götürdüm yavaşça indirirken fermurarın sesi duvarlara çarpıyordu ellerim titiriyordu ben yapamam ben daha çocuktum astarlı olan beyaz elibisem omuzlarım dan aşagıya kaymaya başladı elbisem yerle buluşunca ağlamamı bastıramadım .

Cırıl Çıplaktım onun karşısında savunmasızdım tüm umutlarım ellerimden alınmıştı ölmek istedim yanarak gebermek istedim acı dolu bir ölüme bile razıydım en azından o zaman acı çekerdim bu söylediklerim sadece ruhendi

Hadi o ses tüm iliklerime kadar titretmişti dalgalı saçlarım belime kadar geliyordu yeni olgunlaşmaya başlayan göslerimi ve kalçamı örtüyordu ellerim titreye tireye sütyenimin kapcasına giti kapcamı iki elimle açtımgımda tekrar yüzüm kırmızı oldu kar beyaz bedenimi önünde serilmişti bana yaklaşıtıgında hıçkırıklarım intahar gibi çıkmıştı .

Onun hareketleri o kadar midemi bulandırıyordu ki bu gece olanları beynime ruhuma tırmalıya tırmalaya kazıdım bedenim kirlenmişti benim artık 17 yaşında ki öğrenci deglim ben Zehra yalın 17 yaşında kuma ve kadın ben aras eroglununun ikinci karısıydım artık oyun oynanamayacak ben okula gidemeyeceğim ben 248 numaralı 11/A sayısal sınıfında olan Zehra yalın değildim ben artık aras erogukunun 2 karsıydım

Ben ölüydüm ben yaşayan bir ölü bedeni olan ama ruhu zorla çarpıp çakrtılıp bedenim…

Kitabın davamı için Oy ve yorumları bekliyorum

Sizi seviyorum

İyi geceler dilerim