Ficool

Chapter 6 - ilk kırılma

Işıklar kapandığında karanlık inmedi.

Zaten buradaydı.

Sadece görünür oldu.

Oda sessizdi ama sessizlik huzur değildi. İçinde bir şey bekliyordu. Nefes alıp veren, sabreden bir şey… sanki duvarlar bile beni izliyordu.

Yatağın kenarına oturdum. Zincirler çözülmüştü ama bedenim hâlâ bağlıydı.

İnsan bazen özgür kalınca hareket edemez.

Çünkü özgürlüğü tanımaz.

Parmaklarımı dizlerime bastırdım.

Bu bedenin sıcaklığı…

yabancı ama tanıdıktı.

Ve sonra oldu.

Bir anı.

İstemeden.

Gözlerimin önüne düştü.

🌑 REYHAN'IN ANI

Küçük bir oda.

Penceresi var ama ışık girmiyor.

Bir çocuk…

Reyhan.

Yatağın köşesine sinmiş. Dizlerini karnına çekmiş.

Kapının arkasında bağıran bir ses.

Bir erkek sesi. Sert. Sabırsız.

Kes sesini!"

Bir tokat sesi yankılanıyor.

Ama tokat ona değil.

Yan odada birine.

Reyhan ağlamıyor.

Ağlamayı öğrenmemiş.

Sadece bekliyor.

Geçsin diye.

Anı burada bitmiyor.

Bir kadın giriyor odaya.

Annesi.

Yüzünde yorgunluk var ama şefkat yok.

Abartma," diyor.

"Seni kimse incitmiyor."

Ve o anda…

küçük Reyhan'ın gözleri boşalıyor.

Çünkü anlıyor.

Kimse onu kurtarmayacak.

Gözlerimi açtığımda nefes alamıyordum.

Ellerim titriyordu.

Göğsümde bir ağırlık.

Sanki o çocuk hâlâ içimdeydi.

Kapı sertçe açıldı.

Karan içeri girdi.

Beni bu halde görünce durdu.

Bir anlık tereddüt.

Ne gördün?" diye sordu.

Konuşamadım.

Aras arkamdaydı. Çoktan gelmişti.

Yüzündeki o gülümseme yoktu.

Bu bir anı," dedi.

"Gerçek bir anı."

Miran en son girdi.

Ama o an…

bir şey farklıydı.

Bakışları sert değildi.

Dikkatliydi.

Bağlardan biri açıldı," dedi.

"Zamansız."

Başımı kaldırdım.

"Bu beden… çok yalnızmış," dedim.

Sesim bana ait değildi.

Karan yumruğunu sıktı.

"Yeter," dedi.

"Bu kadarını görmemeliydin."

Aras başını eğdi.

"Artık çok geç."

Miran bana yaklaştı.

Ama bu sefer dokunmadı.

"Bunu taşıyabilecek misin?" diye sordu.

Gözlerim doldu.

Ama ağlamadım.

Taşımak zorundayım," dedim.

"Çünkü kaçarsam… o çocuk yine yalnız kalacak."

O an odadaki hava değişti.

Karan'ın bakışları karardı.

Aras nefesini tuttu.

Miran… gözlerini kaçırdı.

Başımın içindeki ses titredi:

BİRİNCİ BAĞ: KIRILDI

ETKİ: DUYGUSAL GERİ BESLEME

Göğsüm yandı ama bağırmadım.

Miran sessizce konuştu.

"Bu kadar erken olmamalıydı."

Ne olmamalıydı?" dedim.

Cevap vermedi.

Ama Aras fısıldadı:

"İnsanlaşman."

Bu kelime…

beni sarstı.

Çünkü ben hayatta kalmaya çalışıyordum.

Onlar ise…

bir şey kaybetmekten korkuyordu.

Ve ilk kez şunu hissettim:

Bu bağlar beni esir almıyordu.

Onları da bana bağlıyordu.

More Chapters