Gece, evin içine çökmüştü.
Ama bu kez sessizlik ağır değil—gergindi.
Zeythara yatağın kenarında oturuyordu. Ayakları toprağa basıyordu; soğuk, sert. Bu beden hâlâ zayıftı ama hareketleri ona aitti. Saçlarını gevşek bırakmıştı. Bilerek.
Kaelric masanın yanında duruyordu. Gömleğinin kolları sıvanmıştı. Ellerinde hâlâ günün sertliği vardı. Bakmıyormuş gibi yapıyordu.
Zeythara konuştu.
"Bütün gece ayakta mı duracaksın?"
Kaelric başını çevirmedi.
"Beni rahatlatan pozisyon bu."
Zeythara hafifçe gülümsedi.
"Rahatladığını hiç sanmıyorum."
Kaelric baktı.
Bakışları sertti ama kaçmadı.
"Bu bedenle fazla oynuyorsun," dedi.
"Yanılıyorsun," dedi Zeythara. "Bu bedenle tanışıyorum."
Ayağa kalktı.
Yavaşça.
Bilinçli.
Kaelric'in omuzları gerildi.
"Yaklaşma."
Zeythara durmadı.
"Yaklaşmamı istemiyorsan," dedi alçak sesle, "neden bakıyorsun?"
Kaelric bir adım attı.
Bu kez o yaklaştı.
"Çünkü," dedi, "insan tehlikeyi görmezden gelmez."
Zeythara başını yana eğdi.
"Beni tehlike mi sanıyorsun?"
"Hayır," dedi Kaelric.
"Alışkanlık bozan bir şey."
Zeythara aniden hamle yaptı.
Hızlıydı.
Kaelric karşılık verdi.
İkisi de durdu.
Zeythara'nın eli Kaelric'in göğsündeydi.
Kaelric'in eli Zeythara'nın belinde.
Bir an fazla uzadı.
Zeythara konuştu.
"Reflekslerin iyi," dedi.
"Senin de," dedi Kaelric. "Ama bedenin seni yarı yolda bırakıyor."
Zeythara gülümsedi.
"Bedenim değil," dedi. "Dünya beni kısıtlıyor."
Kaelric'in eli hâlâ belindeydi.
Çekmedi.
"Yanlış yerdesin," dedi.
"Belki," dedi Zeythara. "Ama yanlış kişi değilim."
Kaelric eğildi. Çok az.
"Bunu burada söylersen," dedi, "bedelini ödersin."
Zeythara gözlerini kaldırdı.
"Ben bedel ödemeye alışığım."
Bir anlık sessizlik.
Sonra Kaelric geri çekildi.
Ama bakışlarını çekmedi.
"Beni zorluyorsun," dedi.
"Evet," dedi Zeythara. "Çünkü sen geri çekilmeyi sevmiyorsun."
Kaelric güldü. Kısa. Keskin.
"Beni sandığından iyi tanıyorsun."
"Hayır," dedi Zeythara. "Seni sandığından hızlı çözüyorsun."
Dışarıdan sesler geldi. Erkek sesleri. Nöbet. Adımlar.
Kaelric başını pencereye çevirdi.
"Bu dünyada," dedi, "kadınlar böyle durmaz."
Zeythara yanına geldi. Omuz omuza.
"Ben bu dünyanın kadını değilim."
Kaelric göz ucuyla baktı.
"Henüz."
Zeythara fısıldadı.
"Henüz."
Bir an için…
Kaelric'in yüzünde tereddüt vardı.
Ve bu, Zeythara'nın istediği şeydi.
Bu evde yıldırım yoktu.
Ama gerilim vardı.
Ve gerilim…
eninde sonunda patlardı.
