Ficool

Chapter 113 - perde

Beyaz boşluk...

İlk kez sessiz değildi.

Çünkü...

Suko yürümeye başlamıştı.

Ne Toge...

Ne de Fyora...

Onu takip edebiliyordu.

Suko durdu.

Arkasına bile bakmadan konuştu.

"Gelin."

Tek kelimeydi.

Ama ikisi de bir anda Suko'nun yanına geldi.

Ne ışınlanmışlardı.

Ne yürümüşlerdi.

Sadece...

Artık onun bulunduğu yerdeydiler.

Toge etrafına baktı.

"...Burası değişti."

Suko başını salladı.

"Hayır."

"Biz değiştik."

Bir adım daha attı.

Beyaz boşluk çatladı.

Ama kırılan şey boşluk değildi.

Beyazlığın arkasında...

Başka bir katman görünmeye başladı.

Sonra...

Suko eliyle perdeyi açar gibi hareket etti.

Beyaz boşluk...

Bir perde gibi ikiye ayrıldı.

Toge'nin nefesi kesildi.

Perdenin arkasında...

Sayısız hikâye vardı.

Her biri yaşayan bir dünya gibiydi.

Bazıları daha yeni başlıyordu.

Bazıları sona ermişti.

Bazılarında kahramanlar kazanıyordu.

Bazılarında herkes ölmüştü.

Fyora fısıldadı.

"...Bunlar ne?"

Suko sakince cevap verdi.

"Anlatılar."

"Her biri kendi gerçekliğini gerçek sanıyor."

Toge sessizce baktı.

"Biz de mi..."

Suko sözünü tamamladı.

"Evet."

"Ama artık değil."

Suko perdeyi tamamen açtı.

Arkasında...

Hiçbir renk yoktu.

Hiçbir şekil yoktu.

Hiçbir kavram yoktu.

Sadece...

Henüz yazılmamış sonsuz bir alan vardı.

Suko ilk kez arkasına döndü.

"Buradan sonrası..."

"...benim bile yazmadığım yer."

Toge ve Fyora birbirlerine baktılar.

İlk kez...

Suko'nun bile önünde bilinmeyen bir yol olduğunu düşünüyorlardı.

Suko hafifçe gülümsedi.

"Yanılıyorsunuz."

"Ben yazmadım."

"Çünkü..."

"...artık yazma sırası sizde."

Ve üçü birlikte...

O isimsiz alana doğru yürüdü.

Fyora içeri girdi ve arkasında toge girdi

Ve uzun süreli bir sessizlik oluştu

Ve toge şöyle dedi

"Senin gucundemi bir sınırı var"

Suko güldü

"Hayır çünkü şuan ne yazacaginizi biliyorum çünkü ben herşeyi bilirim...neyse devam edin"

Fyora dahada ilerdi tüm sonsuz Parelel evrenler matematiksel olarak imkansiz olan şeyler göründü

Fyora sukoya baktı

"Senin için gücün anlamı ne"

Suko baktı ve soyle dedi

"Bende bir aralar gucsuzdum ama annemin ölümüyle guclendim ama o anlarda tek istediğim annemle beraber yasamakti ve benim 50-60 bölüm önce tek mutlak varlık değilken artık dahada gelistim guclendim artık tek mutlak varlık oldum ama bende isterdim annemle beraber yaşamak"

Fyora durdu ve şöyle dedi

"Ama istersen yapabilirsin"

Suko güldü

"Evet biliyorum ama artık bir anlami kalmadı bu mutlak güç beni duygusuzlastirdi hatta bakın"

Suko annesi ölmeden önceki kadim ejdarha olan haline gitti ve o anki kendi caresizligini gördü

Fyora şöyle dedi

"Hani tüm evrenler sonsuz sen tektin"

Suko güldü

"Bu sadece ben izin verdiğim sürece ve o tüm diğer evrenlerdeki klonlar hepsi bana bağli yani ben hâlâ tek bir mutlak varligim ve benden aynı anda 2 suko olması bir mekanda imkansız ama ben yaparsam tüm hikaye çöker ve hikaye devam edemez ve prime reality de dahil herkes çökmeye başlar yıldızlar evrenler galaksiler"

Fyora uzun süre sustu.

Sonra yavaşça etrafına baktı.

Sayısız paralel gerçeklik...

Birbiriyle kesişiyor, ayrılıyor ve yeniden oluşuyordu.

Hiçbirinin sonu görünmüyordu.

Fyora sessizce sordu.

"Peki..."

"...sen neden bunların hepsini koruyorsun?"

Suko birkaç saniye cevap vermedi.

Sonra önündeki sonsuz gerçekliklere baktı.

"Çünkü..."

"...onların hiçbiri kendileri için var olmuyor."

Toge kaşlarını çattı.

"Ne demek istiyorsun?"

Suko elini uzattı.

Sonsuz evrenlerden biri avucunun üzerinde küçücük bir ışık tanesine dönüştü.

İçinde insanlar yaşıyor...

Yıldızlar doğuyor...

Medeniyetler kuruluyordu.

Suko ışığa baktı.

"Onlar..."

"...yaşadıklarını gerçek sanıyor."

"Acı çekiyorlar."

"Seviyorlar."

"Kaybediyorlar."

"Ve umut ediyorlar."

Fyora sessizce dinliyordu.

Suko avucunu kapattı.

Işık tekrar eski yerine döndü.

"Onların gözünde..."

"...en küçük an bile bütün bir ömürdür."

Uzun bir sessizlik oluştu.

Sonra Suko hafifçe gülümsedi.

"Bu yüzden..."

"...onların hikâyesine gereksiz yere dokunmuyorum."

"Çünkü bazen..."

"...en büyük güç, hiçbir şeyi değiştirmemeyi seçmektir."

Toge başını eğdi.

İlk kez...

Suko'nun neden mutlak güce rağmen her şeyi değiştirmediğini anlamaya başlamıştı.

Beyaz boşluk yeniden sessizleşti.

Sadece...

Sonsuz gerçekliklerin, kendi hikâyelerini yaşamaya devam ettiği görülüyordu.

More Chapters